Kuşkusuz ki, insanoğlunun en merak ettiği şeylerden biri geçmiş ve geçmişte yaşananlardır; yakın geçmişten ziyade -ki yakın geçmişin her detayı artık dijital ve yazılı ortamlarda kayıt altına alınıp arşivleniyor, şehir düzeninin yerleşmeye başladığı uygarlıkların yaşadıkları, birbirleriyle ilişkileri ve hatta dünya içerisindeki hareketleri çoğu akademik personelin ve bu işin meraklılarının uğraşlarından biri. Dünya uygarlıklarının geçmişlerine ışık tutan en önemli kaynaklar da, o zamanlardan günümüze ulaşan yazılı kaynaklar, bu kaynakların yol göstericiliğiyle gerçekleştirilen araştırmalar, kazılar, varsayımlar, çıkarımlar ve çoğu kanıtlanmamış olan lakin insanların dinlemekten keyif aldıkları efsanelerdir. Bu dönemlere dair çok sayıda film çekildi, çekiliyor; aynı şekilde mitolojik dayanakları olmasa da yeni bir dünyanın, ırkların, canlıların yaratıldığı kitaplar insanların ilgisini çekti, çekiyor. Dünya tarihinin en çok izlenen filmlerinden ve en çok okunan kitaplarından olan Yüzüklerin Efendisi serisi, bunu destekler niteliktedir.

Dünyanın en çok bilinen ve herkesin az çok fikir sahibi olduğu mitolojik bilgilerin çıkış noktası ise Yunan ve Roma medeniyetlerinin geçmişinde yatmaktadır. Çok zengin bir çeşitliliği bulunan bu mitolojik kaynaklar, aradan binlerce yıl geçmiş olmasına rağmen günümüze kadar ulaşmış bilgiler, anlatılar, efsaneler içerir. Yunan ve Roma mitolojisinin efsunlu anlatıları, birçok filme kaynaklık etti ve görünüşe bakılırsa uzunca süreler böyle devam edecek. Çünkü bu medeniyetlerin yüzyıllar boyu süren yaşantıları, yeryüzünde halen görülebilecek soyut ve somut izler bırakmıştır. Doğal olarak bu izler sürülmüş, kaynaklara ulaşılmış ve o dönemler aydınlatılmaya başlanmıştır.

William Hansen, Bloomington’da bulunan Indiana Üniversitesinin Eski Yunan ve Roma Dünyası ve Halkbilim Araştırmaları profesörü ve yine aynı üniversitenin mitoloji araştırmaları programı yöneticilerinden birisi. Uzmanlık alanı olan Eski Yunan ve Roma dünyasına dair çeşitli akademik çalışmalarını kitaplaştırmış ve geçmişin aydınlatılması hususunda kıymetli adımlar atmıştır. Hansen’in yaptığı çalışmalardan kitaplaştırılan ve dilimize kazandırılan Yunan ve Roma Mitolojisi isimli kapsamlı eseri, adından da anlaşılacağı üzere, Yunan ve Roma mitolojisi üzerine yapılmış olan ve hobi olarak merak eden insanlardan akademik olarak bu konu hakkında çalıma yapan kişilere kadar faydalı olabilecek derecede mühim bir eser.

***

Hansen’in Yunan ve Roma Mitolojisi, yirmi beş yüzyıl öncesinden bir enstanteneyle başlıyor: Sokrates ile Phaidros, İlissos nehrinin yanında yürürken Phaidros, Boreas’ın Oreithyia’yı bu nehrin kıyısından kaçırıp götürdüğü anlatılır, değil mi, diye soruyor. Sokrates’in cevabı üzerine anlatının gerçekliğini sorgulamaya başlayan yazarımız, bu ve buna benzer birçok hikâyenin inanılırlık ve geçerlilik mantığı üzerinden yürüyerek, günümüze kadar ulaşan bu anlatıların bir panoramasını çizmeye başlıyor. Klasik mitolojinin dayanaklarından olan yazılı kaynakların bazılarının arasında yüzyıllık farklar olmasına rağmen, bu anlatıların geçerliliği üzerine okuru aydınlatan ve klasik mitolojiden keyif ve zevk almanın yollarını gösteren bir yola giriyor. Hansen, kitabın en başından itibaren Yunan ve Roma mitolojisine dair günümüzde yapılan araştırmaların ve çalışmaların her birinden faydalanarak – ki bunun içerisinde edebiyat, sanat, din, tarih, felsefe ve hatta dil bilimini de katabiliriz, okurun ve araştırmacının aklında soru işareti kalmaması için ciddiyetli bir örgü oluşturuyor.

Yunan ve Roma Mitolojisi kitabı, okuması keyif veren bu giriş bölümünden sonra, klasik mitolojinin nasıl doğduğundan, mitolojik dünyada yer alan yerlere, kişilere, tanrılara, yarı tanrılara, tanrı insanlara, tanrı ve insanların ilişkilerine dair dönemin kaynaklarından alıntılar yaparak adım adım ilerlemeye başlıyor. Tüm bunları aktarırken, günümüzdeki uyarlamalara dair çeşitli analizleri de kitabın içerisine saklıyor. Aslından sapan anlatıların, gerçeğe aykırı hikâyelerin, aslında yaşandığı tartışmalı olan olayların izlerini görebiliyoruz.

Tüm bu temel giriş kısmından sonra, kitabın devamında aslında klasik mitolojide neler olduğunu okuyoruz. Kozmosun başlangıç noktasından kahramanlık çağınının sonuna değin geçen evreleri başlıklar halinde bizlere aktarıyor. Buradan sonra kozmik ailelerin ve kozmik evlerin oluşumunu, dünya hükümdarlarının ortaya çıkışını, Prometheus’un ilk insanları yaratmasıyla beraber, insanlık tarihinin adımlarına dair olayların anlatımını görüyoruz: Örneğin klasik mitolojide etin paylaştırılması mitini ve buna sinirlenen tanrıların yeryüzündeki ateşi geri almalarını okuyoruz. Birbiri ardına okuduğumuz bölümler, çok katmanlı ve karmaşık gibi görünse de okurken keyif alacağınız bir dille önünüzde duruyor. Hâlihazırda klasik mitolojinin meraklısıysanız, detaylıca anlatılan ve anlatılanların farklı kaynakçalarını sunan Yunan ve Roma Mitolojisi kitabı bir süre elinizden düşmeyecek diyebilirim.

***

Üçüncü ve son bölümde ise William Hansen, bizlere klasik mitoloji tanrılarını, bu mitolojinin temalarını ve kavramlarını madde madde anlatıyor. Bu bölüm bir sözlük niteliği taşımakta. Kitabın en uzun bölümünde, klasik mitolojide ne kadar fazla kavram ve temanın yanı sıra, mitlerin, efsanelerin olduğunu görebiliyoruz. Sinema ve edebiyatın kullandığı konuların haricinde Yunan ve Roma mitolojisinin zenginliğine şahit oluyoruz. Hades’ten Hermes’e, Herakles’ten Artemis’e, birçok tanrı ve dönemin kahramanının detaylıca anlatımı bu bölümde mevcut.

Yunan ve Roma Mitolojisi, klasik mitolojiye giriş olarak okunabileceği gibi klasik mitolojiyi konu alan diğer modern çalışmalar içerisinde yer alan kişilerin de okuyabileceği, yararlanabileceği bir eser. Ayrıca kitabın en önemli kaynakları arasında yer alan Homeros ile Hesiodos’un Homeros İlahileri kitabını okumak isteyenlere rehberlik edebilecek bir eser olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Klasik mitolojiye merakı olanların keyif alacağı bir çalışma olan kitap, içinde bulunduğumuz sene Say Yayınları tarafından Türkçeye kazandırıldı. Bu kıymetli çalışmanın çevirmeni ise Ümit Hüsrev Yolsal.

Caner Almaz

Paylaş