Hep Kitap Haziran ayında dünya tatlısı Dombili’nin üç macerasını daha yayımladı. Yine Berrak İdiman tarafından başarıyla çevrilen bu kitaplar, Dombili’yi daha yakından tanımak ve daha da çok sevmek için okura gereken her şeyi sunuyor.

Dombili’yi daha önce dilim döndüğünce anlatmıştım (buradan okunabilir). Ancak henüz tanışmamış okurlar için; kendisi biraz ürkek, biraz obur, yüreği sevgi dolu, özellikle de evin kızı Debbie’ye çok düşkün bir kedicik. Kedicik derken… yanıltmak istemem, adı üstünde, tombul bir kedicik.

Thomas ailesinin biricik kedi çocuğu olan Dombili ev halkı tarafından çok sevilse de sık sık Bay Thomas ile sorun yaşıyor. Elbette tüm bu sorunlar Bay Thomas’ın fevri ve anlayışsız yapısından kaynaklanıyor. (Dombili’nin eninde sonunda onu daha iyi bir insan, daha yumuşak bir baba yapmasını umuyorum. Ama insanlar zor, değişime kapalı, işin kolay değil Dombili!)

Dombili Kötü Bir Şey Yapıyor, Bay Thomas ve Dombili arasındaki bir yanlış anlamadan (ya da insani anlayışsızlıktan) doğan macerayı anlatıyor. Başta olanlar Dombili’yi de bizi de üzse de sonunda Dombili, dombililiğini kanıtlıyor.

Dombili ve Nine hayvanseverlerin sık sık karşı karşıya kaldığı bir durumu eğlenceli ve iyimser bir dille anlatıyor. Tatile giderken kediniz yahut köpeğiniz ne olacak? Kime bırakacaksınız? Yabancı bir yerde kalan çocuk ne hissedecek? Tahmin edebileceğiniz gibi, Dombili bu zor sınavı da yüreğinin gücüyle, cesaretiyle veriyor – üstelik kendine yeni dostlar edinmeyi de başarıyor.

Dombili ve Tilki Gecesi’nde Dombili’nin evi, mutfağı bir tilki ailesi tarafından istila ediliyor. Ama bu Dombili, korkar mı hiç! Tilkilerle oynamak istemediğine karar veriyor ve gözbebeği Debbie’nin yanına kıvrılıp tam bir dombili umursamazlığıyla uyuyor. Peki, tilkilerin sebep olduğu dağınıklığı temizlemek kime kalacak?

***

Dombili serisini bu kadar güzel kılan şey, Judith Kerr’in az sözle belirgin karakterler kurabilme becerisi ve Dombili’nin her macerasının, satır satır kendini belli eden bir sevgiyle, sevecenlikle dokunmuş olması. Öyle ki okurken gülümsemenizi bastıramıyor, resimleri okşamaktan kendinizi alamıyorsunuz. Kaç yaşında olursanız olun…

Haydi, Dombili! Bizi çok bekletme, yeni maceralarla gel!

Anıl Ceren Altunkanat

Kültür Mafyası Editörü

ceren@kulturmafyasi.com
Paylaş