PEYK

İrfan Alış (Vokal), Serdal Ersoy (Gitar), Ertan Çalışkan (Davul), Özgür Ulusoy (Klavye, keman) ve Barış Tokgöz (Bas gitar)’den oluşan grup, ilk albümleri Suluşaka’yı 2007 de çıkardı.

İlk albümdeki ‘’İstanbul’’ şimdiye kadar dinlediğim en iyi İstanbul temalı parça desem abartmış olmam. İrfan Alış’ın sağlam vokal tekniğiyle güç kattığı ilk albümü dinleyenler, 2. albümde grubun büyülü sounduna hayran kalmaya devam edecekler.

Rakun Müzik işbirliği ile çıkan  2. albüm ‘’İçimdeki İz’’, geçtiğimiz Şubat ayında raflardaki yerini aldı.  Müzikal altyapısında, rock, blues, reggae, hatta arabesk öğeleri, ince keman ve piyano sololarla süsleyerek karşımıza çıkan grup, 4 yıl sonra çıkan 2. albümleri ‘’İçimdeki İz’’’de müziklerini trompet ve akordiyonla süsleyerek müzikal yolculuklarına sağlam adımlarla devam ediyorlar. ’”İçimdeki İz’’ albümünde de ilk albümde olduğu gibi kırılgan vokallerle ince bir hassasiyet taşıyan, naif, eleştirel sözler dikkat çekiyor. İyi bir müzik dinleyicisi olduğunuzu düşünüyorsanız Peyk’in yörüngesine girmenizi tavsiye ederim.

GEVENDE

2011’in ilk aylarında ‘’Sen Balık Değilsin ki’’yi dinleyicisiyle buluşturan Gevende 2000 yılında Eskişehir’de bir evde kuruldu. “Ev” adlı albümlerinin de çıktığı 2006 yılında İran”dan Pakistan”a, Hindistan ”dan Nepal”e yaptıkları yolculuk, gittikleri yerlerin yerel müzisyenleri ile yaşadıkları deneyim hiç kuşkusuz hayat boyu sürecek bir etki bıraktı.

Gevende”nin müzikal beğenisi gittikleri her yerle, dinledikleri her müzikle, dokundukları her kültürle şekillenirken dünyanın tüm insanlarının yakınlık bulacağı bir hal alıyor. Şarkılarında hiç bir yere ait olmayan, doğaçlama bir dil kullanıyorlar. İlk albümdeki ‘’Nayu‘’ adlı parça tersten söylenmiş bir parçadır. Bu hiçbir yerin dilinde herkes kendi diline, kendi dünyasına dair bir şeyler bulabiliyor.

İlk albümden sonra askerlik molası veren grup, askerlik sonrası Parisli Sound Painting Orkestrası ‘’Balbazar’’ ile çalışmaya başladı. 20 kişilik gruba ek olarak 5 kişilik Gevende ekibiyle dev orkestra, Soundpainting tekniği ile bir çok şehirde performans sergilediler.

‘’Sen Balık Değilsin ki’’ de Eivind Aarset’i konuk müzisyen olarak ağırlayan grup bir çok ülkeden festivallere davet ediliyor. Yedi parçanın yeraldığı 2. albüm sonrası konserlerle dinleyicisiyle buluşan grup, daha birçok yeni projeyle sevenleriyle buluşmaya devam edecek.

TİMUÇİN ESEN

Timuçin Esen’i birçoğumuz oynadığı her rolün hakkını veren biri olarak tanıdık. Uzunca bir süre ekranlarda magazinciler tarafından linç edilip, polisler tarafından kelepçelenişi gözümüze sokuldu.

Sevenleri ekranda görmek isterken, Timuçin Esen Şubat sonunda ‘’Mayhoş’’ adlı albümünü müzikseverlere sundu. İki yıllık bir çalışmanın sonucu olarak raflardaki yerini alan albümde Esen, özgün vokal performansının yanı sıra, albüme söz yazarlığı ve besteci kimliğiyle de damgasını vuruyor. Esen albümü için “oyunculuktan farklı olarak burada başka kişilerin yazdıklarını değil, kendi hikayelerimi yorumluyorum” diyor. Albümde farklı soundu ve sözleriyle dikkat çekecek on beş şarkı bulunuyor.

Daha önce Karsamba adlı grubuyla dinleme şansı bulduğum şarkıcının performansını pek beğenmemiştim. Aradan geçen zamanda sahne duruşuna ve vokaline renk getirdiğini umarak en kısa zamanda vereceği konsere gitmek isterim. Prodüktörlüğünü elektronik müzik sanatçısı Erdem Helvacıoğlu’nun üstlendiği ‘’Mayhoş’’ önceki albümlerinizin yanında olmayı hakeden nitelikte bir albüm.

Volkan Çomak

Paylaş