Yayınevleri ile gerçekleştirdiğimiz, ülkenin güncel sorunları ve yayıncılık eksenindeki röportaj dizimiz Yazılama Yayınevi ile sürüyor.

Röportaj dizisine başlarken aklımızdaki sorular şunlardı: Yayıncılık dünyası yaşadığımız süreci nasıl değerlendiriyor? Bu baskıcı ortama karşı ne yapmayı planlıyor? Sektörel olarak yayıncılık bu süreçten nasıl etkileniyor?

yazılama_facebook_banner

Bu sorularla ilk olarak Can Yayınları’nın kapısını çaldık ve röportaj dizimize güzel bir başlangıç yaptık. Onlardan aldığımız cevaplar ve sizlerden gelen ilgi, yaptığımız haberin doğru bir damarı yakaladığını gösterdi.

Şimdi bu soruları Yazılama Yayınevi’nin Editörü Selnur Aysever  yanıtlıyor.

Selnur Aysever

Selnur Aysever

Yayınevinizi kısa ama kapsayıcı birkaç cümleyle anlatsanız? Şimdiye dek bastığınız kitaplardan öne çıkanlara, sizin için özel yeri olanlara biraz değinseniz?

Selnur Aysever: Yazılama’yı anlatacak en kapsayıcı sözcük, sosyalizmdir. Yayıncılık çizgimiz, sosyalizm mücadelesidir. Kendimizi en iyi bu cümle ifade edebiliriz. Yazılama, ülkemizde sosyalizmi kuracak birikimin, özellikle genç kuşaklara aktarılmasını hedefliyor. Bizim için en önemli kitaplarımızdan birisi Doğan Görsev çevirisiyle bastığımız Komünist Manifesto’dur. Doğan Görsev yoldaşımızı, bize kazandırdığı Manifesto’dan kısa bir süre sonra kaybettik. Her zaman ilgi çeken, Marksist Felsefe Kılavuzu, Kemal Okuyan’ın Stalin’i Anlamak ve Ne Yapmalıcılar isimli kitapları, yakın dönemde Özgür Şen’in Türkiye’de Laiklik ve Sol kitapları her daim güncel olan, bizim de önemsediğimiz kitaplarımızdandır.

gerisi hep rivayet - kapak

Ülke olarak krizlere alışkınız; ancak bu kez daha boğucu bir kuşatma ile karşı karşıyayız. Ekonomik kriz, yönetememe krizi ile birleşiyor, bombalamalar toplumumuzu paranoyak davranmaya itiyor. Yayıncılık zaten zahmetli ve problemlerle dolu bir alanken, bu süreç sizi nasıl etkiliyor?

Selnur Aysever: Yakın zamanda yaşadığımız bir örnekle sorunuza cevap vermek istiyoruz. 19–20 Mart tarihlerinde, Bursa Kitap Fuarı’ndaydık. O hafta sonu, Newroz kutlamaları nedeniyle İstanbullular eve kapandı. Biz de Bursa’da ıssızlığı yaşadık. Fuar sakindi. Neredeyse sadece yayınevleri çalışanları vardı fuarda. Bu insansızlık herkesin moralini bozdu. Hafta içi, valiliğin okullara duyurusuyla okullar gelmeye başladı fuara. Biraz yüzümüz güldü. Fuar maliyeti bir yana bize bu durumun ruhsal maliyeti daha ağırdı.

Kitap seçkilerinizi hazırlarken bu süreci değerlendirmek zorunda kalıyor musunuz? Basmaktan vazgeçtiğiniz, ya da bu sürece uygun olur dediğiniz kitaplar var mı?

Selnur Aysever: Sosyalist olmayan bir ülkede kriz hep vardır. Bu sebeple yayınlayacağımız kitapları seçerken yayınevi gündemimizi önemsiyoruz. Ekonomik altyapımızı da gerçekliğimize göre oluşturuyoruz. Kitaplarımız, bu anlamda ülkenin ve hatta dünyanın içinden geçtiği süreçlere her daim denk gelmektedir.

Özgür Şen

Ekonomik olarak yayıncılık dünyasında kısa vadede bir öngörüde bulunabilir misiniz?

Selnur Aysever: Kapitalizmin hüküm sürdüğü ülkemizde, yayıncılık alanında da tekelleşme yaşanıyor. Banka sermayelerine dayanan yayınevleri ve başka büyük yayıncılar, önemli bir alan kaplıyorlar. Popüler ama edebi değeri olmayan ya da çok düşük olan kitaplar da bir başka sorun. Ama ilerici birikimi yansıtan, buna sahip çıkan yayınevleri de var ve bunların yayınları ilgi görmeye devam ediyor. Ülkemizdeki aydınlanma birikimi, yaşanan bütün sorunlara karşın bize umut veriyor.

Yayınevi olarak ülkedeki gericileşme, totaliterleşme ve yozlaşma için bir tepki, bir duruş, bir tavır içinde misiniz? Almayı düşünüyor musunuz?

Selnur Aysever: Biz sosyalist bir yayıneviyiz. Bizim tüm kitaplarımız sosyalizm perspektifinde seçilmiş kitaplardır. Sosyalizm zaten mevcut düzene, bayağılaşmaya, gericiliğe karşı bir tavırdır. Dinci gericileşmeye karşı dini inceleyen kitaplarımız, yaşadığımız coğrafyaya uygun olarak Ortadoğu’yu anlamaya yönelik çalışmalarımız, sosyalizmi anlamak, anlatmak için kuramsal yayınlarımız var. Bunların bütünü bir tavır olarak yayıncılık dünyasında duruşumuzu ortaya koymaktadır.

sergey kirov cinayeti - kapak

Sosyal medyayı etkili bir şekilde kullanabildiğinizi düşünüyor musunuz? Kullanırken nelere dikkat ediyorsunuz?

Selnur Aysever: Etkili kullanmaktan tam olarak neyi anladığımız önemli. Daha çok tanınmak, bilinmek mi? Satış rakamlarının artması mı? Yoksa her ikisi mi? Biz yayınevi olarak hiçbir zaman “satış odaklı” bir anlayış içerisinde olmadık. Bunu okurlarımız ve içinde bulunduğumuz camia da bilir. Sahici ve kalıcı okur için de sosyal medyanın belirleyici olmadığını düşünüyoruz. Ama sosyal medyayı da önemsiyoruz. Neden? Bir kişinin, bir günde ne kadar çok bilgiye, iletiye, habere, gelişmeye maruz kaldığını düşünecek olursak, biz de kendi gelişmelerimizin gözden kaçmasını istemiyoruz. O nedenle sosyal medyada etkin olmaya gayret ediyoruz. Samimi ve yayınevimizin çizgisine uygun bir dille bize dair bilgileri paylaşıyoruz.  Yeni kitaplarımızı, katıldığımız fuarları, kampanyalarımızı… Özetle, bilgi bombardımanı altında kalan dostlarımız bizi “ıskalamasın” diyoruz. Sosyal medyaya bu anlamda önem veriyoruz. Bizim kırmızı çizgimiz, popülerliğin bataklığına sürüklenmemek ve popülerliğin sığlığında boğulmamaktır dersek yanlış olmaz.

CIlns3SWcAABpuy

Yayınevi olarak yakın zamanda farklı projeleriniz var mı?

Selnur Aysever: Yakın zamanda yeniden ağırlık vereceğimiz bir abonelik kampanyamız var. Çocuk kitaplarına ağırlık vereceğiz. Çocuk ve edebiyat ilişkisine, her türlü ticari kaygıdan arınarak bakılması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için kalabalık bir yayın kurulu oluşturduk. İçinde çocuk kitabı yazarlarının da olduğu bir yayın kurulu. Yeni çocuk kitaplarımız olacak. Elbette siyasi eksenli yayıncılığa devam ediyoruz. Daha fazla çeviri kitap var programımızda, bunları bir bölümü de güncel bağlamlı kitaplar.

 

Anıl Ceren Altunkanat

Kültür Mafyası Editörü

ceren@kulturmafyasi.com

Latest posts by Anıl Ceren Altunkanat (see all)

Paylaş