Birbirinden ilginç ve renkli kitaplar basan Domingo Yayınevi’nin sahibi ve genel yayın yönetmeni Murat Arayıcı ile söyleştik. Günümüzde yayıncılığın aldığı hali, sıkıntıları ve yayıncıların içinde olduğu çıkmazı konuştuk.

Yayınevinizi kısa ama kapsayıcı birkaç cümleyle anlatsanız? Şimdiye dek bastığınız kitaplardan öne çıkanlara, sizin için özel yeri olanlara biraz değinseniz?

Domingo, çeviri kitap yayınlayan, nispeten genç bir yayınevi. Başlarda kurgu-dışı ağırlıklı olsa da, şimdilerde kurgu kitaplar da yayınlıyoruz. Bunun dışında çocuk kitapları da basıyoruz.  Steve Jobs biyografisi, Patti Smith’in Çoluk Çocuk’u, David Eagleman’ın memlekete nöroloji sevdiren kitabı Incognito, Domingo’nun okur bilinirliğini artıran kitaplar oldu. Kitaplarımızı gerçekten seviyoruz ama illa bir seçki yapacaksak Arzunun Botaniği -Michael Pollan, Sisters Kardeşler- Patrick deWitt, Middlesex- Jeffrey Eugenides, Tam Benim Tipim- Simon Garfield her gördüğümüzde iyi ki basmışız demekten kendimizi alamadığımız kitaplar.

Ülke olarak krizlere alışkınız; ancak bu kez daha boğucu bir kuşatma ile karşı karşıyayız. Ekonomik kriz, yönetememe krizi ile birleşiyor, bombalamalar toplumumuzu paranoyak davranmaya itiyor. Yayıncılık zaten zahmetli ve problemlerle dolu bir alanken, bu süreç sizi nasıl etkiliyor?

Fena etkiliyor. Öncelikle her sektör gibi yayıncılık da ekonomiye bağımlı ve zaten bir süredir sallantıda giden işler, son üç aydır çok zorlayıcı hale geldi. Satışlarda ciddi düşüş var ve bu zaten tek başına ciddi bir sorun. Ayrıca, bir kitabı yayına hazırlarken satış ve beğeni anlamında (mümkünse her ikisi de) parlak hayaller kurarak besleniyorsunuz. Her şeyi bildiğimiz en iyi şekilde yapmaya çalışırken bizi motive eden şey bu hayaller, hayal kurarken de dış etkenlerin aleyhimize olmayacağını varsaymak zorundasınız. Halbuki sadece yanlış döneme geldiği için bir kitap hak ettiği şansı bulamadan gümbürtüye gidebiliyor, raf ömrü de kısa olduğu için sonradan bunu telafi etmek neredeyse imkansız. Ve arka arkaya bir iki kitapta bu “yanlış zaman” vakasını yaşarsanız, bir sonraki kitapta da başınıza aynı şeyin geleceğinden korkar oluyorsunuz ve bu da aradığınız motivasyonun tam zıttı. Bir de kol kuvvetiyle yapılan bir şey değil ki yayıncılık, çevirmeninden kapak tasarımcısına kadar neredeyse tüm parçalarının ruh hali çıkan işe etki ediyor. Salim kafa derler ya, ona ihtiyaç var, o da kolay değil.

domingo_stand

Kitap seçkilerinizi hazırlarken bu süreci değerlendirmek zorunda kalıyor musunuz? Basmaktan vazgeçtiğiniz, ya da bu sürece uygun olur dediğiniz kitaplar var mı?

Ertelediğimiz kitaplar var. Bunun Domingo’ya özel olduğunu sanmam. Tamamen şahsi fikrim ama son iki ayda Türkiye’de ertelenen kitapların basılanlardan daha çok olduğunu düşünüyorum.

Ekonomik olarak yayıncılık dünyasında kısa vadede bir öngörüde bulunabilir misiniz?

Bulunamam. Tatsız olan da bu. Hiçbir beklentiye girmememiz konusunda bize her fırsatta ikna edici sebepler sunan bir iktidar var.

Sosyal medyayı etkili bir şekilde kullanabildiğinizi düşünüyor musunuz? Kullanırken nelere dikkat ediyorsunuz?

Sosyal medyayı, özellikle Facebook’u elimizden geldiğince yoğun kullanmaya çalışıyoruz. Yayıncı-okur bağının gelişmesi için çok da önemli olduğunu düşünüyoruz.

Yayınevi olarak yakın zamanda farklı projeleriniz var mı?

Yeni başladığımız cep referans serisinde Politika isimli bir kitap basacağız ve bu kitabın e-kitap versiyonu animasyonlar ile desteklenmiş. E-kitabın kitaba bir şey katabileceğini gösteren muazzam bir iş.  Bir de “battal” boy, harika tasarıma sahip bir atlas hazırlıyoruz, sene sonuna doğru çıkacak. Sanırım her iki proje de “farklı” kelimesinin karşılığını veriyor.

Anıl Ceren Altunkanat

Kültür Mafyası Editörü

ceren@kulturmafyasi.com

Latest posts by Anıl Ceren Altunkanat (see all)

Paylaş