“ ‘Politikacıların politikalarına’ karşı insanları ‘iyi tüketim politikasına’ davet ediyorum. Çünkü sürdürülebilir ve adil bir toplum inşa edebilmek için kendi kârından feragat edecek adil bir yönetici sınıfı hiçbir zaman olmayacak. Yurttaş ve tüketiciler olarak sorumluluğu üstlenmemiz gerekiyor. Gücümüzü hafife almamalı, katkımızın değerli olduğunun farkına varmalıyız.”

Virginia Elena Patrone’nin yazdığı Dolce Vegan, Vegan Tatlılar bana sorarsanız bir yemek kitabı olmanın ötesinde bir değer taşıyor. Bedenimizi ve zihnimizi kirleten, dünyamızı ve diğer canlıları hızla yok olmaya sürükleyen bir tüketim – ve yeme – biçimine ‘tatlı’ bir savaş açıyor. “Meyveli turtayla savaş mı kazanılır?” demeyin. Kazanılır. Ve her cephe, her mücadele – hele ki böyle tatlı olanı – büyük önem taşır.

Çöpe giden gıdalar, şeyler üstündeki nesnel görüşün toptan kaybına işaret ettiği gibi yeryüzüne saygının yerini kârın almasına bir örnek olan bu durum hepimiz için utanç kaynağı olmalı.”

Patrone, kitaba derdini tasasını anlatan güzel bir önsözle başlıyor. Burada yeme ihtiyacımız üstüne kurulan küresel politikanın ölümcüllüğünü, doğaya ve bize verdiği zararları açık bir dille, lafı dolaştırmadan anlatıyor.

Bu yılın verileri, yeryüzünün bize bir yılda sunduğu kaynakları 7 ayda tükettiğimizi ortaya koyuyor. Bu veri obezite ile yetersiz beslenmenin aynı madalyonun iki üzücü yüzü olduğunu da gösteriyor.”

Önsözün ardından başlıca malzemeler, bize dayatılan raf ürünleri yerine kullanabileceğimiz alternatifler hakkında bilgi veriyor. İşe sıfırdan başlayanlar için bu kısım çok önemli. Badem sütü yapmanın bu kadar kolay olabileceğini kim tahmin ederdi ki?

Tarifler ise gayet zengin ve keyifli. Temel malzemeleri tamamladıktan sonra kolayca kotarılabilecek, şölen vaat eden tarifler. Üstelik bu şölende neyin içinde ne var, biliyorsunuz. Emeğinizi ve özeninizi kattığınızı biliyorsunuz. Beden ve vicdan için sağlıklı, hayal gücünü besleyici tatlılar bunlar.

***

Zaman zaman, haddinden, ihtiyacım olandan fazla yediğimde korkunç bir vicdan azabı sarar beni. Bambaşka bir açlığı (ruhumun, kalbimin, zihnimin açlığını – ve tembelliğini) bastırmak için mideme tıktığım şeyler öyle bir yük olur ki kimi gözlerim dolar.

Ben gerekenden fazlasını yerken açlıkla boğuşan, açlıktan ölecek hale gelen canlıları düşünürüm. Benim ihtiyaç duymadığım halde yediğim şeyin bir başka canlının hakkı olduğunu düşünürüm. Hayır, elbette kimsenin önünden yemek çalmadım, çalmam. Ama açgözlülüğüm bir canlının açlıktan ölmesine neden olabilir. Ben ve benim gibilerin, yani insanın açgözlülüğü. Benim açgözlülüğüm tek başına bir canlıyı açlıktan ölüme sürüklemiyor – umarım. Ama ya hepimizin açgözlülüğü… Düşününce… Belki de birinin önünden yemeğini dolaylı da olsa çaldım. Hepimiz çaldık. Ve çalıyoruz.

Kendine ait kırılması zor bir kısırdöngü yaratan tüketim, bu kıran kırana kapitalizm sanki her şeyi yemeye itiyor bizi. Doğayı, hayvanları, hatta kendi bedenimizi, bizzat kendi bütünlüğümüzü. Yeryüzünü ve varlığımızı.

***

Neredeyse 10 yıldır vejetaryenim. Şimdiye dek kimseye bu konuda akıl vermeye kalkmadım, ‘vejetaryenlik propagandası’ yapmadım. Şimdi de yapacak değilim. Bu son derece kişisel ve vicdani bir konu. Ama aklında bu konuda sorular olan her arkadaşıma söylediğim şeyi burada tekrarlayayım. Haftanın bir günü vejetaryen yahut vegan beslenin. Bir gün olsun yeryüzüne daha az zarar verin; deneyin. Yeni tarifler, daha sağlıklı – ve ev yapımı – besinler tüketin. Bedeninizi, ruhunuzun doğayı anımsayan yanını dinleyin.

Vegan tatlılarla şımartın kendinizi, Dolce Vegan bu konuda yol gösterici olabilir.

Ve işin doğrusu, sevgiyle kotarılmış vejetaryen/vegan bir sofranın lezzetini (ve vicdani hafifliğini) kolay kolay başka yerde bulamazsınız.

Ama yine de siz bilirsiniz…

***

Kolektif Kitap etiketiyle okurun karşısına çıkan Dolce Vegan, Çiğdem Fidan tarafından, temiz bir Türkçeyle çevrilmiş. Yemek kitaplarında – ne yazık ki – alışık olduğumuz kolaycılıktan ve özensizlikten son derece uzak bir şekilde hazırlanmış. Editörel çalışmasından görsellerine, sayfa düzeninden baskısına, çok güzel bir kitap ortaya çıkmış.

Anıl Ceren Altunkanat

Kültür Mafyası Editörü

ceren@kulturmafyasi.com

Latest posts by Anıl Ceren Altunkanat (see all)

Paylaş