Theodore Melfi‘nin yönettiği Gizli Sayılar (Hidden Figures, 2016), 24 Şubat’ta ülkemizde vizyona giriyor.

Gizli Sayılar, yıldızları hedefleyerek ülkenin temellerini değiştiren parlak bir kadın grubunun inanılmaz, anlatılmamış, ancak gerçek hikayesini ortaya çıkarıyor. Film, NASA’daki siyah kadın matematikçilerden oluşan seçkin bir takımın, Sovyetler Birliği’ndeki Amerikalı rakiplerine karşı uzay yarışını kazanmasına yardımcı oldukları ve aynı zamanda, eşit haklara ve fırsatlara ilerlemeye yönelik arayışların hayati tarihini anlatıyor.

Herkes Apollo görevlerini bilir. Uzayda insanlığın ilk adımı atan cesur erkek astronotları derhal listeleyebiliriz: John Glenn, Alan Shepard ve Neil Armstrong. NASA’nın ustalıklı “insan bilgisayarları” olarak cüretkâr, zeki ve güçlü rolleri, insan uzay uçuşu için vazgeçilmez bir unsur olsa da, dikkat çekici bir şekilde, Katherine G. Johnson, Dorothy Vaughan ve Mary Jackson’ın isimleri, okulda öğretilmediği gibi çoğu insanın duymadığı isimlerdir.

Kozmik yolculuğa öncülük eden, cinsiyet, ırk ve profesyonel çizgileri aşan vizyoner üç kadının hikayesinin başrollerinde Oscar adayı Taraji P. Henson (Empire, Benjamin Button, Hustle And Flow), Oscar ödüllü Octavia Spencer (Allegiant, Son Durak, Duyguların Rengi), şarkıcı Janelle Monáe ve iki Oscar ödülüne sahip Kevin Costner (Black Or White, Düşler Tarkası, Kurtlarla Dans) bulunuyor.

Yönetmen Theodore Melfi (St. Vincent), NASA’nın heyecan verici ilk günlerinde kadınların yükselişini, dünyanın ilk, görünüşte imkansız yörünge uçuşunu ve ayrıca kadınlar birleşince ortaya çıkabilecek gücü, mizah dolu ve ilham verici bir şekilde seyircinin beğenisine sunuyor.

Gizli Sayılar, tüm sevinci ve zaferleri ile birlikte Amerikan tarihinin en belirgin mücadelelerinin kavşağında gerçekleşen bir filmdir: Sivil Haklar için gelişen mücadele; Nükleer savaş riskine girmeden Soğuk Savaş’ı kazanmak, dünya’nın dışında bir insan varlığı kurmak için ilk süper güç olma savaşı ve dünyanın geleceğini yaratan teknolojik atılımların toplumsal cinsiyet veya geçmişle hiçbir ilgisi olmadığını göstermek .

“Bu hikaye Soğuk Savaşın en üst seviyeye tırmandığı, uzay yarışı, Jim Crow ve Sivil Haklar hareketinin doğuşu sırasında geçiyor.” diyor Melfi.

“Şimdi, John Glenn’in uzayda dünyanın yörüngesine çıkabilmesinin ardında inanılmaz kadınlar olduğunu biliyoruz. Nihayet onların hikayesini dinleyebileceğiz.” diye ekliyor Taraji P. Henson.

Dokundurucu bir şekilde, Katherine G. Johnson, şimdi 90’lı yaşlarında ve yaptığı işten gurur duyuyor. Her zaman işi, ailesi ve toplum için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığını ve herkesin öyle yapması gerektiğine inanıyor. “ Sadece çözülmesi gereken soruları çözüyordum.” diyor karakteristik bir tevazuuyla.

“Probleminize sıkı tutunun. Ne olursa olsun çözülebilir. Zamanını harcarsan her sorunu halledebilirsin.” diyor Johnson zorluklarla karşılaşan insanlara.

Paylaş