Sel Yayıncılık tarafından ilki geçtiğimiz yıl basılan Thomas Berhard’ın otobiyografik beşlemesi, Haziran ayında son kitap Çocuk’un yayınlanmasıyla tamamlandı.

Thomas Bernhard, kendi yaşanmışlıklarından damıttığı eserlerinde, her zamanki sert, eleştirel üslubu ve derinlikli sorgulamalarıyla baskı ve disiplinin, aile ve eğitimin körelticiliğine ışık tutarken aynı zamanda da bir karşı çıkış, bir direniş destanı yaratmayı başarıyor…

NEDEN_KKK

Thomas Bernhard otobiyografik beşlemesinin ilk kitabı Neden – Bir Değini’de orta ve lise öğrenim döneminde yaşadıklarını son derece çarpıcı bir biçimde yansıtıyor.

Doğal güzellikleri faşist ve Katolik yapısıyla gölgelenen Salzburg’da yetişen bir gencin ruhen kötürümleşmesi yalnızca bombardımanlara ve savaşın yıkıcı etkilerine bağlı değildir. Önce Nasyonal Sosyalizmin, sonra Katolikliğin çarkları arasında öğütülen şey, körpe zihinlerin yaratıcılığıdır ve bu karanlık içinde intihar daima cazip bir kurtuluş kaynağıdır.

Kiler_KKK

Thomas Bernhard otobiyografik beşlemesinin ikinci kitabı Kiler – Bir Kaçış’ta, önünde uzanan yolu reddedişinin hikayesini anlatıyor bu kez. Kendisinden çok şey beklenen, geleceği parlak lise öğrencisinin yalnızca iki seçeneği vardır: ya tüm arzularına ve hayallerine aykırı bu küçük burjuva eğitim sistemine katlanmaya çalışıp en sonunda intihar edecek, ya da tüm beklentileri boşa çıkararak tam ters yöne gidecektir. Bir sabah okula giderken aniden gerisin geriye döner ve yoksul mahallesindeki bir bakkalda çıraklık yapmaya başlar. Şekillendirilmeyi, yetiştirilmeyi reddedişin, kendi yolunu seçme mücadelesinin hikayesi.

Bu eserinde Bernhard, büyük bir yazar olmanın taşlarının nasıl döşendiğine dair ipuçlarını vermeye başlıyor. Dedesinden öğrendiği teori ve felsefe bilgisine, çıraklık yaparken edindiği yaşam tecrübesinin eklenmesiyle dünyasının nasıl bir renklilik ve çeşitlilik kazandığını görüyoruz…

0000000678061-1
Thomas Bernhard hayatının dönüm noktalarını sakınmasızca açtığı otobiyografik beşlemesinin üçüncü kitabı Nefes – Bir Karar’da, yine önemli bir kesite tanık ediyor okuru. Adeta ölümüne çalıştığı Kiler’den ağır bir hastalık nedeniyle kopmak zorunda kalan genç Thomas kendini, bütün entelektüel gelişimini borçlu olduğu dedesinin yatırıldığı hastanede bir ölüm koğuşunda bulur. Hayatının son demlerini yaşayanlar ve ümitsiz vakalar arasında, hem kendisinin hem de ailesinde tek iletişim kurabildiği insanın ölümünü çaresizce beklemek onda onulmaz yaralar açmıştır. Psikolojik çöküntü ve fiziksel ağrılarla boğuşmak, bir süre sonra varoluşuna ve geleceğine dair fikirlerinde yepyeni değişimleri getirecektir.
Bernhard yaşadığı ağır deneyimin yarattığı travmaları ve korkuları samimiyetle paylaşırken, okuru da bu büyük yazarın gelişim evrelerini sorgulamaya itiyor.
Soguk_KKK

Thomas Bernhard, Soğuk – Bir Soyutlama‘da hayatının en karanlık, en kısıtlayıcı ve kurucu dönemlerine tanık etmeye devam ediyor okuru. İkinci Dünya Savaşı sonrasının baskıcı ve boğucu atmosferinde verem gibi ölümcül bir hastalıkla boğuşmak, hem kendini hem de toplumu sorgulatan bir deneyim haline dönüşmüştür.

Bernhard son derece ilkel koşullarda, toplumun çeşitli kesimlerinden insanlarla birlikte ölümü beklerken, doktorların ve onların hem bilgisiz hem duygusuz yaklaşımlarının, yanlış teşhis ve tedavilerinin kendinde her anlamda yarattığı hasara karşı koyabilme gücünü yine kendinden alacaktır.

Azim ve kararlılıktan ziyade doktorlarda simgeleştirdiği toplumsal tiksinti ve nefretle beslenen, çelişkili bir ruh halidir onunki. Yine de kendini iyileştirme, kendini kurma ve yeniden yaratabilme; genç, hasta ve yalnız Thomas’ı, Thomas Bernhard yapan en önemli adım olacaktır.

cocuk-kitabi-thomas-bernhard-Front-1

Thomas Bernhard otobiyografik beşlemesinin son kitabı olan Çocuk’ta bizi hikâyenin en başına, çocukluk dönemine geri gönderiyor. Talihsiz annesinin umarsız öfkesi, büyükbabasının resmi eğitime ve eğitimli cahillere düşmanlığı, ailenin yoksulluk içinde oradan oraya savrulması küçük Thomas’ın kişiliğine yön verirken, Almanya ve Avusturya’da Nazizmin yükselişi de toplumun bütününü karanlığa doğru sürüklemeye başlamıştır.

Bernhard zamanların ve olayların iç içe geçtiği bu çarpıcı anlatısında, kendisini de içine alan felaketi ve dönemin atmosferini kâh çocuk, kâh yetişkin gözüyle okurun zihninde ustalıkla canlandırırken, geleceğin yazarının ilk pırıltılarını, aykırılığının kökenlerini ve edebi dehasını şekillendiren başlangıç unsurlarını da gözler önüne seriyor.

Paylaş