Kültür Mafyası için birkaç yıl önce sokak sanatı ile ilgili bir dosya hazırlamaya karar vermiştik. Mevzumuz “sokak sanatı”nın galerilerde sergilenmesi, yani bir nevi sanat piyasasına dahil olmasıydı. Konunun o dönem çeşitli platformlarda sıkça tartışılmış olduğunu keşfettiğimizde klişeye düşmemek için dosyayı iptal etmiştik. Hayalperest Yayınevi‘nden çıkan, Will Ellsworth-Jones‘un kaleme aldığı “Banksy: Duvarın Ardındaki Adam” kitabını okuduğumda bahsettiğim dosya için yaptığımız kendi aramızdaki tartışmaları hatırladım.

3fb0641f-8f08-42bd-9568-14309953f3fa

Banksy: Duvarın Ardındaki Adam, belkide grafiti, ya da doğru tabirle sokak sanatının bu kadar bilinir hale gelmesini sağlayan Banksy’nin bir nevi sanat öyküsünü anlatıyor. Hemen bu noktada bir uyarı yapayım, kitap kesinlikle Banksy’nin kimliğine, kim olduğuna dair bir açık vermiyor; çünkü Banksy ortaya çıktığı andan beri, bu kadar ünlü olmasına rağmen, gerçek kimliğini büyük bir başarıyla koruyabilmiş ilginç bir ünlü örneği. Will Ellsworth-Jones bu yüzden kitabı yazarken Banksy’nin kimliğini deşifre etmeye değil, onun bu hassasiyetini gözeterek sanat hayatının öyküsünü anlatmaya özen göstermiş.

Kim olduğunu gerçek anlamda bilmediğimiz, kitabın tabiriyle “anonim” kalmayı başarabilmiş Banksy, sanat hayatının başlarında her sokak sanatçısı gibi sokaklarda bulduğu duvarların boşluklarına çizen biriyken zamanla çizimlerinden gelir elde etmeye başlıyor. İlk başta birkaç dolar için çizim yaparken, şu an işlerinin ortalama satış bedelleri 6 haneli rakamlarda. Kitap, özellikle bu yükseliş dönemine yoğunlaşarak, sokak sanatının sanat piyasasına dahil olma sürecini gözler önüne seriyor…

_2912056_orig

Sokak sanatı, doğası gereği anarşizan bir tavra, protest bir duruşa sahip. Kitap bu özellikleri “vandallık” olarak ifade ediyor, bunu kelimenin olumsuz anlamında kullanmıyor elbette. Sanat camiasının, daha doğrusu klasik sergilenme biçimlerine karşı alternatif bir duruşu ifade etmek için kullanıyor. Banksy de aslında klasik sergilenme biçimlerine ve genel olarak modern sanata karşı, sanatsal olarak da protest bir tavra sahip. Ancak, bir şekilde eleştirdiği piyasanın içerisine dahil olmuş durumda. Kendisi bunu “kapitalizmin kapsama, içine alma özelliğine” vurgu yaparak ifade ediyor. Her ne kadar eleştirse de, kapitalizmin kurallarına bir şekilde dahil olmuş durumda. Tabii bu kurallarla oynamayı, dalga geçmeyi yer yer de esnetmeyi ihmal etmiyor.

Banksy: Duvarın Ardındaki Adam, sokak sanatı ile ilgilenen diğer sanatçıların da görüşlerine yer vermiş. Çoğunluğu Banksy’i bir sokak sanatçısı olarak görmüyor, kendilerini temsil etmediğini düşünüyorlar. Hatta çok sert eleştiriler de mevcut. Öyle ki, Banksy’nin sokaklara çizdiği işler çoğunlukla başka sanatçılar tarafından boyanıp bozuluyor. Ama tüm bunlara rağmen, onun sayesinde sokak sanatının daha çok bilinir hale geldiğini de inkar etmiyorlar.

indir

Banksy’nin, kimsenin tanımadığı bir sokak sanatçısıyken, bir marka haline nasıl geldiğini, bunu yaparken kimlerle çalıştığını, hangi yöntemleri kullandığını merak ediyorsanız, Banksy: Duvarın Ardındaki Adam’ı mutlaka okumalısınız. Çeşitli işlerinin, örneğin duvara çizdiği bir işin nasıl söküldüğünü, satışa çıkarıldığını vb., öykülerini de bulabileceğiniz kitap, Banksy ve sokak sanatı ile ilgili doyurucu bilgiler içeriyor.

  • Banksy: Duvarın Ardındaki Adam, Will Ellsworth-Jones, Çev. Esra Ermert, Hayalperest Yayınevi, 315 sayfa, 27 TL

 

Paylaş