Shakespaere, dünya edebiyatının en bilinen ismi. Üstelik yüzlerce yıla meydan okuyarak kazandı bu ünü. Eserleri hemen hemen her dile çevrildi, her ülkenin sahnelerinde kendine yer buldu, yüzlerce kez beyazperdeye taşındı. Bu yıl, Shakespaere’ın 450. doğum yılı. Sahnesine onlarca Shakespaere eseri taşıyan Kenter Tiyatrosu da bunu bir oyunla kutluyor.

desdemona_juliet_constance

Dile kolay tam 450 yıla meydan okumuş bir yazar o. Eserleri hemen hemen her dile çevrilmiş, her ülkenin sahnelerinde kendine yer bulmuş, yüzlerce kez beyazperdeye taşınmış. Her dönemin önemli oyuncularınca dillerde dolaştırılmış sözleri. Binlerce insanı sinirlendirmiş. Sevindirmiş. Üzmüş. Ağlatmış. Güldürmüş… Bütün bunlara rağmen onun hakkında çok da bilgimiz yok ama. Öyle ki gerçekliğinden bile şüphe edilmiş bir dönem. Neyse ki üniversitelerin yaptığı araştırmalar sonucunda Shakespaere’ın bir takma isim olmadığı sonucuna varılmış. Başka birkaç sonuca daha: Tahminler, 26 Nisan 1564’te doğduğu yönünde. 18 yaşındayken Anna Hathaway ile evlendiği, üç çocukları olduğu da bilinenler arasında. 16 Nisan 1616’da sonlanmış hayatı. Bu zamana kadar muhtemel çok daha fazlasını yazmış, ama bugünlere ulaşabilen 38 oyun ve 154 sonesi bulunuyor. Çoğunda da konu; aşk, tutku, ihanet… Bütün bu duyguları da kadınlarla sarıyor Shakespeare. Kimi zaman Macbeth gibi “tehlikeli”, kimi zaman Juliet gibi “masum” kadınlar bunlar, ama çoğu sonunda erkeğin gölgesinde kalıyor… İşte bu yüzden 450. doğum günü dolayısıyla, dünyada bu yıl Shakespeare yılı ilan edilmişken, Kenter Tiyatrosu bize Shakespeare’e kadınları üzerinden baktırıyor; yazar, oyuncu ve oyun yazarı Anne-Marie MacDonald’ın “İyi Geceler Desdemona Günaydın Juliet” oyununu sahneye taşıyarak… Romanları uluslararası bestseller olmuş ve 19 dile çevirilmiş bir yazar MacDonald. 1996’da basılan ilk romanı “Fall on your Knees,” People’s Choice Award ve Canadian Bookseller’s Association ödülleri almış. 2003’te çıkan ikinci romanı The Way the Crow Flies da uluslararası bestseller olmuş. “İyi Geceler Desdemona Günaydın Juliet” oyunu 40’tan fazla prodüksiyonda oynanmış. Biz de bu oyunu Türkçe’ye kazandıran Balam Kenter ve sahneye taşıyan Kadriye Kenter’le konuştuk…

Kenter Tiyatrosu, kurulduğu yıldan beri onlarca oyunu taşıdı sahneye. Kuşkusuz Shakespeare’ın eserleri de önemli bir yer tutuyor bu oyunlar arasında. Sizin için Shakespeare’ın anlamı nedir?

Kadriye Kenter: Kenter Tiyatrosu yerleşik sahnesine geçtiği 1968’de ilk tiyatro sezonu açılışını İngiliz yönetmen Denis Carey’nin yönettiği Shakespeare’in “Hamlet”iyle yapmıştır. Bu prodüksiyonda Hamlet’i Müşfik Kenter, Gertrude’u Yıldız Kenter oynamıştı. Müşfik Kenter’in Hamlet yorumunun dünyadaki en iyi Hamlet yorumlarından biri olduğu söylenir. 1985-86 sezonundaysa Talat Sait Halman’ın Müşfik Kenter için yazdığı Shakespeare kolajı “Kahramanlar ve Soytarılar” sahnelendi. Uzun yıllar devam eden bu tek kişilik gösteri hem Shakespeare’in en önemli oyunlarından parçalar içerir, hem de Shakespeare’in Türkiye tiyatrosundaki tarihi macerasını anlatır.

“İyi Geceler Desdemona Günaydın Juliet” oyununa başlama nedenlerimizden biri de bu macerayı sürdürmek. Hatta şu anda İyi Geceler Desdemona’da kullandığımız kılıçlar tiyatronun açılış oyunu olan Hamlet’in kılıçlarıdır. Hem uğurumuz olsun, hem de geçmişle bağlantımızı sağlamlaştırmak adına.

Shakespeare’ın 450. yılı 2014 ve dünyanın pek çok yerinde farklı etkinliklerle anılıyor, oyunları sahneleniyor. Sizce bu uzun zamana nasıl direnebildi?

Kadriye Kenter: Shakespeare’i 450 yıldır vazgeçilmez yapan şey kuşkusuz evrensel olarak tanımlanabilecek temel insani duyguları ve deneyimleri konu edinmesi kadar eşine az rastlanır şiirsel dili. Shakespeare’in dehasını İngiliz diline kazandırdığı sayısız kelime ve deyimlerle bile anlayabiliriz. Shakespeare tüm eserlerinde toplam 17,677 kelime kullanmış ve bunların 1700 tanesini kendi uydurmuş. Bu kelimelerin çoğu şu an günlük İngilizce’nin bir parçası.

Shakespeare’in oyunlarının, sonelerinin ve şiirlerinin bütün dünya dillerine çevirildiğini düşünürsek, aslında tüm dillerde bir izi olduğunu görürüz.

pirlanta

Balam Kenter: Shakespeare’in eserlerinin ve dilinin hiç kaybolmayan bir güncelliği var çünkü hep çok yoğun insani duygu ve durumlardan yola çıkıyor. Ancak bazı açılardan, özellikle eserlerde fark edilen ırkçı ve cinsiyetçi tonlar açısından, içinden çıktığı dönemin izlerini taşıyor. Oyunlarda genellikle hem çok az kadın karakter var, hem de karakterlerin çoğu tek boyutlu. Gerçi bu tüm zamanların tiyatro yazınının genel bir sorunu. Tiyatro yazını çok eril bir alan, çok az kadın yazar var, çok az kadınların hikayelerini anlatan oyunu var, çok az sahnede canlandırmak isteyeceğiniz karmaşıklıkta kadın karakter var, olanların çoğu da hep erkeklerle ilişkileri üzerinden tanımlanmış ya da klişe karakterler.

Bu yüzden mi 450. yılı için Shakespeare’ın yazdığı metinlerden biri yerine, onun kadınlarının anlatıldığını bir oyunu seçtiniz?

B. Kenter: Shakespeare’in tiyatromuzun tarihindeki önemi de düşünülünce Shakespeare’in 450. doğum gününü Kenter Tiyatrosu olarak mutlaka bir şekilde onurlandırmak istedik. Ancak doğrudan bir Shakespeare prodüksiyonu sahnelemektense “İyi Geceler Desdemona Günaydın Juliet” gibi Shakespeare’den esinlenen, ona göndermeler yapan ve Shakespeare’in eserleriyle eleştirel bir diyaloğa giren bir eseri tercih ettik. Feminist oyun yazarları on yıllardır Shakespeare’le Anne-Marie’nin bizim oyunumuzda yaptığı gibi diyaloğa girerek farklı eserler ortaya çıkarıyorlar. Aynı Shakespeare gibi on heceli boş vezinde yazılmış, ama konuyu farklı bir bakış açısıyla ele alan, daha pek çok çalışma var bu konuda. Bazı feminist kadın tiyatro kollektifleri eserleri değiştirmek yerine tüm rolleri kadınlara oynatarak anlamını ters düz etme yoluna gidiyor. Mesela bizim dört yıl önce çıkardığımız Yıldız Kenter’in baş rolünü oynadığı ve yönettiği Kraliçe Lear de feminist bir Shakespeare göndermesi olan bir çalışmaydı. Yazar Eugene Stickland pro-feminist bir erkek. Oyunu Kanada’daki bir kadın tiyatro kolektifinin kurucusu olan arkadaşı için yazmış. Zaten kadın rolü kıtlığı var, hele belli bir yaşın üzerinde kadın oyuncular için neredeyse hiç doğru dürüst rol yazılmıyor. Kraliçe Lear’ın arka planında tamamen kadın kasttan oluşan bir Kral Lear prodüksiyonu var… Kısacası biz bir süredir bu tür kaygılarla oyun araştırıyoruz. Dolayısıyla hem Shakespeare’in 450. yılını kutlamak istedik, hem de açıkça feminist olan bir kadın yazarın, güçlü ve karmaşık kadın rolleri içeren bir oyununu oynamak istedik. Bu arayış sırasında karşımıza Anne-Marie MacDonald’ın İyi Geceler Desdemona’sı çıktı. Oyun her açıdan tam istediğimiz gibi, hem Shakespeare’e gönderme yapıyor, hem feminist, hem de bol bol kılık, kimlik ve cinsiyet değiştirmeli, çok zekice yazılmış, çok komik ve eğlenceli.

Paylaş