Patti Smith’in Horses albümünün 40. yılı kapsamında İstanbul’a geleceği duyurulduğunda sanırım herkesin aklına ilk gelen bir daha böyle bir fırsatın yakalanamayacağı olmuştur.

Konser günü yaklaşırken birçok kişi acaba konserden sonra Patti Smith’e Just Kids kitabını imzalatmanın yolunu bulabilir miyim diye düşünmüştür. Konsere sayılı günler kala, Patti Smith’i dinlemenin ayrıcalığına zaten erişecekken konserden bir gün önce Patti Smith’in kitaplarını imzalayacağı bilgisi paylaşıldı.

İmza gününden bahsetmeden önce burada bir parantez açarak Patti Smith’in Just Kids kitabına değinmek gerekiyor. Çünkü -Türkçeye Çoluk Çocuk olarak çevrilen- bu kitap, Patti Smith’i Patti Smith yapan ve Punk’ın Kraliçesi vb. birçok unvanı kazanma sürecine nasıl geldiğini anlatan bir anı kitabı. Kitap sizi, 1970’lerin New York’undaki o büyülü sanat ve müzik dünyasında tabir-i caizse bir gezintiye çıkarıyor.

İmza gününden bir gün önce Patti Smith’in sadece kitaplarını imzalayacağı, onları da isme özel imzalamayacağı bilgisi verildi. Yaş ortalamasının yaklaşık 20-23 aralığında olduğu bir ortam mevcuttu. Bu arada itiraf etmek gerekir ki imza gününde yaklaşık 300 kişi vardı ki bu sayı oldukça azdı. Bu sayısının neredeyse yarısının Patti Smith’in kitaplarını orada satın alması ise oldukça düşündürücüydü.

Bu tip imza günlerinde sırada beklerken birkaç kişiyle sohbet etme fırsatınız olabiliyor. Bu imza günündeki sohbetin konusu da doğal olarak herkesin orada bulunmasının sebebi olan Patti Smith oldu. Sohbet esnasında, birinin Patti Smith’in kitapları, bir başkasının şarkılarıyla ilgili bir anısı olduğunu öğrenmek, neden onun bu kadar sevildiğini gösteriyor aslında. Her ne kadar isme özel imza almak mümkün olmasa da kitaplarını imzalatmanın ve onu yakından görmenin verdiği mutluluk da yeterliydi.

patti-smith-Istanbul-konseri-icin-geri-sayim-basladi

Konser başlamadan önce herkes açık alanda sabırsızlıkla konser saatinin gelmesini bekliyordu. Konser saati gelip çattığında ise herkes salondaki yerini almıştı. Nihayet sahne ışıkları yandı ve Patti Smith tüm salon tarafından alkış yağmuruna tutuldu adeta. Konser, Horses albümünde yer alan Gloria şarkısıyla başladı. Gloria ile hareketlenen salon, Redondo Beach ve Birdland ile kendini Patti Smith rüzgarına kaptırdı. Konserin akılda kalan en önemli anlarından biri, Patti Smith’in gördüğü bir rüya üzerine The Doors grubunun vokalisti Jim Morrison için yazdığı Break it up şarkısının hikayesini anlatması oldu. Patti Smith bir gece rüyasında, kendisini ormanda görür. Ormanda her tarafı zincirlerle sarılmış kanatları olan bir melek heykeli dikkatini çeker. Bu melek heykelinin içinde hareket eden ve dışarı çıkmak isteyen bir kelebek olduğunu hisseder. Ve bu heykelin Jim Morrison olduğunu fark eder. Bunu fark ettikten sonra ise heykele “Kır onu Jim, kır onu, kır onu!” diye bağırır. Ardında da heykel ikiye ayrılır ve Jim Morrison özgür kalır. Patti Smith rüyasını anlatırken o anları sanki yeniden yaşadı ve bize de yaşattı. Hikayeyi anlattıktan sonra ise Break it up şarkısını dinleyicilerle birlikte söyledi.

40 yıl önce, kaybettiği arkadaşları için yazdığı Elegie şarkısından bahsederken, dinleyicilerden çoğunun belki o tarihlerde henüz doğmadığını, ancak bu şarkıyı söylerken onların da kaybettiklerini hatırlayabileceklerini söyledi. Ve şarkıyı söylerken Jimi Hendrix, Lou Reed, Jim Morrison, Prince, David Bowie, John Lenon ve daha başka müzik tarihine damga vurmuş birçok ismi andı.

Horses albümü dışında şarkılar da söyleyen Patti Smith’ten Prince’in When Doves Cry şarkısını dinlemek, kendimi bütün salondan soyutlanmış, tüylerim diken diken olmuş bir şekilde bulmama yol açtı. Ki bu hiç de şaşırtıcı değildi. Zira bu şarkıyı en iyi cover yapan kişinin Patti Smith olduğunu söylemek yanlış olmaz. Horses albümündeki şarkıları söyledikten sonra Patti bir ara sahneden ayrıldı ve kendisine eşlik eden grubu, The Velvet Underground’dan bir şarkı söyledi. Bu sürpriz, salonu daha da coşturduğu esnada Patti sahneye dans ederek geri geldi

Salondan sık sık şarkı istekleri geldi. Bu anlardan birinde dinleyicilerden birinin istediği şarkı üzerine Patti Smith, o şarkının Horses albümünde olmadığını söyledi, bu da salonda gülüşmelere yol açtı. Yine dinleyicilerden biri Frederick şarkısını isteyince “Bu şarkı Frederick değil ama onun için yazdığım bir şarkı.” diyerek Because the night şarkısını tüm salonla beraber söyledi. Gezi’ye verdiği destekle de bilinen “punk’ın vaftiz annesi”, şarkılarının yanı sıra People have the power şarkısını söylemeden önce verdiği mesajla da salondakilerin anarşist ruhunu ateşleyerek adeta hislerine tercüman olan bir konuşma yaptı.

Evet konser Zorlu’daydı, evet oturarak Patti Smith dinlemek tuhaftı! Ama karşımızda konser boyunca tüm salonu adeta hipnotize eden, doğallığı ve sempatikliği ile sahneye çok yakışan, şarkı söylerken dans eden, insanlara umut aşılayan ve pes etmemeyi öğütleyen, konserin sonunda çaldığı gitarının telini kopartarak punk’ın asi kızı olduğunu bir kez daha hatırlatan bir Patti Smith vardı. Çünkü bazı insanlar sadece kendi toplumlarına değil tüm dünyaya ilham verir. Kimi şarkılarıyla, kimi şiirleri ve kitaplarıyla, kimi de Patti Smith gibi tüm bunların hepsiyle.

*Bu arada dipnot olarak bir haberi de burada paylaşmak istiyorum. Just Kids kitabı mini dizi yapılacakmış ve Patti Smith de dizinin senaryosunu yazacakmış. Bu haber beni çok heyecanlandırdı gerçekten. Son dönemlerde kaliteli yabancı diziler yapıldığını göz önünde bulundurursak ve işin içinde Patti Smith de varsa eğer diziyi dört gözle beklememek elde değil.

Göktuğ İpek

Paylaş