Mortina zeki, sevecen, meraklı bir kız çocuğu. O ve en yakın arkadaşı (elbette bir köpek) Gamlı, Çürükoğlu Villası’nda, Mortina’nın Ruhiye Teyze’siyle yaşıyor. Buna güzel bir yaşam denebilir. Villa kendi tarzında bir “canlılık” ve macera dolu. Mortina ise zamanını eğlenerek geçirmeyi bilen, neşeli bir çocuk. Neşeli bir zombi çocuk. Evet. Mortina bir zombi.

Serinin ilk kitabı, Mortina’da sorun biraz da bundan çıkıyor. Bir zombi, insan içine çıkmamalı, kendini yaşayanlara göstermemeli, öyle değil mi? Oysa Mortina’nın istediği tek şey var şu ölümlü (belki bu durumda, ölümsüz) hayatta: Arkadaş edinmek. Kasabanın çocuklarına karışıp arkadaşlarıyla yeni maceralara, yeni eğlencelere yol almak. Yalnız kalmamak. Yalnız olmamak.

Mortina serisinin ilk kitabında minik bir zombi kızın, koca koca yetişkinlerin içinden çıkamadığı bu yalnızlık sorununu nasıl da kolayca, su içer gibi (bir zombi söz konusu olunca, kafasını yerinden çıkarır gibi) çözdüğünü görüyoruz. Bolca istek ve kararlılık, sadık bir dost (Gamlı) ve içine soru işaretleri düşmemiş iyi niyet… Yeter.

Serinin ikinci kitabı, Mortina, Gıcık Kuzen ise, adı üstünde, eve gelen gıcık kuzen Dilbert ve dehşetli bir bitki olan geveze sarmaşık etrafında şekillenen hayli “tüyler ürpertici” bir macera (zira gevezelik ve gıcıklık her zaman tüyler ürperticidir). Çürükoğlu Villası sakinleri ve misafirleri geveze sarmaşığın lanetinden nasıl kurtulacak? Gıcıklık gevezeliğin kökünü kurutabilecek mi? Kim bilir…

Barbara Cantini tarafından yazılan ve resimlenen bu iki Mortina kitabı, eylül ayında Bahar Ulukan çevirisi ve Çınar Yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı.

Cantini çok keyifli, çok yaratıcı bir yazar. Okuru boğmadan, belli ki kendini de hayli eğlendirerek öyküsünü kuruyor. Ve öyküsü, enfes çizimleriyle bir kez daha can buluyor. Bunlar adeta zeki ve zarif bir çocuğun defter-kitabı; özgün çizimler, muzip notlar, oraya buraya karalanmış, okurun dikkatini bekleyen ayrıntılar… Cantini kendini ve anlatmak istediğini baskın hale getirmeden, esas derdini oyunbaz bir çocuğun neşesiyle anlatıyor.

Bahar Ulukan’ın çevirisi metinlerin ruhuna uygun, akışkan bir çeviri. Editörel çalışma da büyük bir titizlikle yapılmış, gözden kaçan bir hata kalmamış. İki Mortina kitabı da yaptığının hakkını veren, özenli ve en önemlisi işini seven ellerden çıkmış. Emeği geçen herkese teşekkürler.

Mortina, Gamlı, Ruhiye teyze, zombi kedi Gölge ve Mortina’nın arkadaşları… (gıcık kuzen Gibert da dâhil)… ve elbette Çürükoğlu Villası’nın çoğunlukla nefes almayan sakinleri…

Bence zaman yitirmeden tanışın!

Malum, hayat kısa… En azından nefes alanlar için…

Anıl Ceren Altunkanat

Kültür Mafyası Editörü

ceren@kulturmafyasi.com

Latest posts by Anıl Ceren Altunkanat (see all)

Paylaş