Sorulması gereken, kardeşiyle randevusuna neden bilerek gitmediği, dün yaptıklarını neden yaptığı, şimdi neden bu halde olduğu değildi; sorulması gereken en başından beri bunu neden yaptığı, neden sürekli, tekrar tekrar yaptığı, neden hep böyle bir çıkmaza girip böyle umutsuzluk, bunalım ve pişmanlık içinde olduğuydu. Pişmanlık hem umutsuzluğunun hem de muhtemel kurtuluşunun anahtarıydı, tabii bu anahtarı alıp kullanabilirse.”

Charles Jackson’ın Kayıp Hafta Sonu adlı romanı bir alkol bağımlısının çırpınışlarını olanca derinliği ve çarpıcılığıyla ele alıyor. Kahramanımız – tabii ona “kahraman” denebilirse – Don Birnam’ın iç diyalogları, içine düştüğü çıkmazı ve bağımlılığın yarattığı yıkımı çıplak haliyle okura sergiliyor. Kimi zaman rahatsız edici olabilen bir çıplaklık bu; zira Don’un alkolle keskinleşen dürüstlüğü ve iç bakışı, yalnızca bir bağımlının değil, insanın kaçınılmaz hayal kırıklığını da anlatıyor.

Bu yüzde, üzerinde düşünülüp taşınılmış bir hayal kırıklığı okunuyordu, yeni bir içkinin bile yok edemeyeceği bir hayal kırıklığı.”

Jackson’ın hayatını büyük ölçüde yansıtan roman, karanlık ve ağır. Olaysız. Kimi yerde soluk almaya olanak vermeyen bir karamsarlık ve yıkım hâkim. Ama aynı zamanda son derece cesur, keskin; içgörülü, eleştirel ve dürüst.

Okunmalı. Tercihen alkol almadan.

İstediği şey bu muydu? Sadece tek bir şeyin mümkün olabildiği noktaya ulaşmıştı: İçmek, daha çok içmek, her şeye sünger çekilene kadar içmek – ve yarın olunca tekrar içmek.”

arka kapak

Bunların hiçbir önemi yoktu, sadece tek bir gerçek vardı: İçiyordun ve bu seni öldürüyordu. Neden? Çünkü alkolle başa çıkamıyordun, alkol seni alt etmişti. Neden? Çünkü öyle bir noktaya gelmiştin ki bir içki çok, yüzlercesi ise yetersizdi.

Kayıp Hafta Sonu, alkol bataklığında çırpınan, çırpındıkça daha da dibe batan bir adamın hikâyesi. Kardeşini atlatıp şehirde beş gün boyunca tek başına içki âlemine dalan Don Birnam’ın kişiliğinde, bağımlılığın getirdiği âcizliği ve bağımlının “gururunu” anlatıyor Charles Jackson. Sadece bir ayyaşın değil, “ideal” insanın da hazmetmekte zorlanacağı gerçeklerle yüzleşmesine, kimi zaman da yüzleşmemeyi tercih ederek kendini aldatmasına tanık oluyoruz  bu cüretkâr ve dürüst romanda.

Yazarın en önemli eseri olarak görülen ve hayatından derin izler taşıyan Kayıp Hafta Sonu, yayımlanır yayımlanmaz büyük ilgi görmüş, Billy Wilder tarafından aynı isimle beyazperdeye aktarılmıştı.

“Öyle çarpıcı ve gerçekçi ki okurlar sonuna kadar koltuklarına mıhlanmış kalacaklar. (…) Bir gizem öyküsü, bir korku öyküsü, insanı harekete geçiren gücü gözler önüne seren bir öykü; korkuya, uçuruma yolculuk.”

-Saturday Review of Literature-

Anıl Ceren Altunkanat

Kültür Mafyası Editörü

ceren@kulturmafyasi.com

Latest posts by Anıl Ceren Altunkanat (see all)

Paylaş