Robotlarla ilgili bu makaleme Fritz Lang’in Metropolis’ine atıf yaparak başlamayı düşünmüştüm. Ancak, teknolojinin toplumsal etkileri ve robotların medyada önemsizleştirilmesi üzerine çalışan felsefeci Blay Whitby ile konuştuktan sonra bundan vazgeçtim.

Çünkü robotlar söz konusu olduğunda en sevdiğim film ya da bilimkurgu kitabı üzerinden onları tartışmanın hiçbir faydası yok. Artık olasılık dahilindeki bir gelecekten bahsetmiyoruz, robotlar var ve buradalar. Son yıllarda giderek teknolojiye bağımlı hale geldik ve artık robotlar hayatımızın bir parçası. O yüzden kurmacalar yerine gerçeklik hakkında konuşmalıyız.

 

Bu konudaki son gelişme; RealDoll. Kaliforniya merkezli bir şirket, 15 bin dolar değerindeki hiper-gerçekçi, silikon seks robotları yıl sonunda satışa sunmaya hazırlanıyor. RealDoll konuşabiliyor, göz kırpıyor, gülümsüyor ve tabii ki sizinle seks yapıyor. İsmi Harmony ve 30 milyar dolarlık seks endüstrisindeki en önemli gelişme olarak değerlendiriliyor.

Teknolojinin cinsellik üzerindeki etkileri konusunda uzman olan Dr. Trudy Barber’a göre, cinsellik alanındaki teknolojik gelişme cinsel ilişkiyi artık sadece bir zaman meselesine indirgemiş durumda. Basitçe söylemek gerekirse, artık çiftler arasındaki ilişki yalnızca çok özel anlar için gerçekleşebilecek, çünkü robotlar cinsellik ihtiyacımızı karşılayabiliyor.

Geçen yıl Robotlarla Aşk ve Cinsellik Konferansı’nda konuşan Dr. Barber, 25 yıl içerisinde yatak odalarımızda yapay zekaya sahip cihazları kullanmanın çok normal bir durum haline geleceğini ve makinelerin insanlar için “gerçek” olarak değerlendirileceğini söyledi.

Rocky ya da Roxxxy True Companion gibi cihazlar şu an 7 bin dolar karşılığında satın alınabiliyor, ancak bu alandaki gelişmelerin seks robotlarının fiyatlarını düşüreceği ve herkes için satın alınabilir hale getireceği düşünülüyor. Geçen yılın Nisan ayında bir adam hiç tanımadığı bir kadına benzeyen bir robot yapmanın bir yolunu bulmuştu.

Hong Kong’da robotlarla ilgili hiçbir eğitim almamış olan 42 yaşındaki Ricky Ma, Scarlet Johansson’a benzeyen bir robot yapabilmek için tam 35 bin dolar para harcadı ve Johansson’ın bu konuda yapabileceği hiçbir şey yok.

Ma’nın robotu, “çok güzelsiniz”, “çok tatlısınız” gibi iltifatlara gülümseyerek ve göz kırparak cevap verecek şekilde programlanmıştı.

Ma’nın bu elde edilebilecek en gerçekçi tasarımı, kadınların toplumda tasvir edilme biçiminin hayal kırıklığı yaratan bir yansımasıdır.

Peki tüm bu gelişmelerden endişe duymalı mıyız? Elbette. Çünkü şu an bu gelişmelerin etik ve toplumsal sonuçlarını düşünmekten daha fazla bu alanda para harcanıyor. Pornonun kadınları nasıl gördüğünü biliyoruz, bu gelişmeler bu görüşün gerçek hayata yansımasına neden olabilir.

Peki seks robotları kadınların nesneleştirilmesine katkıda bulunursa ne olur?

İnsanların, insanlara benzeyen robotları kötüye kullanacağı endişesi gerçek ve haklı bir endişedir, ister seks amaçlı ister fiziksel olarak. Whitby bu konuda şöyle diyor: “İnsanlar robotlara kötü muamele edecek mi? Evet, bundan eminim. Eminim çünkü zaten bunu yapıyorlar. İnsanlar yapay zekayla ilk karşılaştıkları video oyunlarında, ona delicesine ateş ediyorlardı.”

Şiddet içeren video oyunlarının genç beyinlere etkisini hala tam anlamıyla çözemediğimiz için, robotlara kötü muamele edilmesinin toplumsal sonuçlarını algılamamız yıllar sürecek.

Bilgisayar ve Sosyal Sorumluluk Merkezinde Robotik Etik alanında araştırma görevlisi olan Drç Kathleen Richardson özellikle kadınlarla ilgili olarak bu alanda araştırmalar yaptı. Richardson diyor ki: “Pornografi, fahişelik ya da popüler medyada yansıtılan kadın özelliklerine uygun tasarlanan robotlar sadece erkeklerin kendini tatmin etmesine yarayacaktır. Çünkü kadınlar, erkeklerin popüler medyada, pornografide ya da fahişelikte gördüklerinden çok daha farklıdır.”

“Bu alanlarda, kadınlar para ya da şiddet zoruyla hareket ettiklerini söylediler. Oysa gerçek hayatta kadınlar bu şekilde hareket etmedikleri için, erkekler gerçek kadınlarla bunu deneyimlemezlerse, bunun sonu yapay nesneler yaratmak olacaktır.”

Bu robotları yaratanlar da kısmen suçludur. 2014’te Nesta’da yapılan bir araştırma, erkek robotların teknik cihazların tamirinde daha iyi olduğunun, kadın robotlarınsa ev işlerinde iyi olduğunun düşünüldüğünü gösterdi.

Yani toplumsal cinsiyete dayalı fikirleri olan insanlar, bu toplumsal cinsiyet normlarına uygun robotlar üretir, ve bu durum var olan basmakalıpların sürmesine neden olacaktır.

Bu normla bu şekilde devam ettikçe ve toplumsal cinsiyet rollerini yerine getirmek üzere robotlar tasarlandıkça (bu arada erkek seks robotlarından neden söz edilmiyor?) bu kısır döngü devam edecektir.

Ancak bu şekilde olması gerekmiyor. Bu robotları tasarlayanlar ve programlayanlar bahsettiğimiz stereotipik görüşlere sahip değillerse ne olur? Ya bu muhteşem platform toplumsal cinsiyet kalıplarına meydan okumak için kullanılırsa; toplumsal ilişkileri olumsuz etkilemek yerine mevcut olumsuzluklara dikkat etmemize neden olurlarsa?

Elbette güzel bir düşünce. Ancak imalatçılar daha fazla kar etmek peşinde oldukça ve bu karı elde etmenin en kolay yolu mevcut stereotiplere uygun hareket etmek oldukça durum pek değişmeyecek.

Tabi Jackson Gee

Çeviren: Kültür Mafyası

Kaynak: The Telegraph

Paylaş