“Kadınlar cinsel taciz, koca işkencesi ve tecavüzü gibi konuları hem toplum hem de yasalar önünde görünür hale getirebilmişse, bunu dişi bonoboların uzun zaman önce kendi protokognitif yöntemlerini tamamladıklarında olduğu gibi, dirençli ve örgütlü biçimde, kardeşçe harekete geçerek başardılar.”

Bahsi geçen görünürlük elde edilmiş olsa da, kadınların bu konuda yaşadıkları sorunlar ve mücadeleleri sürüyor. Natalie Angier, kadınlara ve bedenlerine dair bilinen ve kadının ne/kim olduğunu açıklayan pek çok klişe bilginin doğru olmadığını savunuyor ve Kadın – Sonsuz Coğrafya kitabında kadınların organlarından orgazma, anne sütünden menopoza kadar pek çok konuda araştırmalarını paylaşarak bambaşka boyutlar kazandırıyor.

Kadınlık ve kadın olmak ile ilgili bilinen, söylenen pek çok şeyin doğru olmadığını ve klişe bilgilerin kadınların kendilerini anlamakta/anlatmakta sorun yarattığını söylüyor Angier. Bu konuda yeni bilgiler edindikçe, düşünce kalıplarının yıkılacağını iddia ediyor.

Kolektif Kitap etiketiyle basılan Tuğçe Togo’nun dilimize çevirdiği Natalie Angier’in Kadın – Sonsuz Coğrafya‘sı, biyoloji biliminin kim olduğumuzu nasıl belirlediğini merak edenler için…

Paylaş