2014 yılı sonlarında kurulan Ankara çıkışlı pop-rock grubu Kadife, ilk single’ı Binlerce Çiçek ile müzik dünyasında ismini duyurdu. Ağırlıklı olarak kentli insanın hüznünü anlattıkları akılda kalıcı şarkı sözleri ve tınıları ile çabucak sevildi. Şimdilerde ise TMC etiketi ile yayınladıkları yeni single’ları Sonuncu Elveda ile konuşuluyorlar. Aynı zamanda yaşadıkları şehirde avukatlık mesleğini sürdüren Kadife üyeleri bir gün iki meslek arasında seçim yapmaları gerekirse müziği seçeceklerini ve hayallerinin, şarkılarını binlerce kişinin tek bir ağızdan şarkılarını söylemesi olduğunu söylüyor.

Henüz 2014 yılında kurulan, müzik dünyasına yeni katılan bir grupsunuz. Buna rağmen ertesi yıl ilk single’ınız “Binlerce Çiçek” hemen ardından da ikinci single’ınız “Sonuncu Elveda” TMC etiketi ile dinleyicilerle buluştu. Tabloya bakınca oldukça hızlı ilerlediğiniz göze çarpıyor. Sizce de öyle miydi? Yani başından beri her şey istediğiniz gibi mi ilerledi?

Anıl Kartal: Tahtaya vurun lütfen 🙂 Aslına bakarsanız, çok sıkı çalışıyoruz. Günde 24 saat müzik düşünüyor, Kadife’yle yatıp Kadife’yle kalkıyoruz. Bu tempoya rağmen biz de bu kadar hızlı bir ilerleme beklemiyorduk ama oldu işte. Bu yükseliş trendi daha dramatik bir şekilde devam edebilir. Çünkü çok iyi şarkılara sahibiz ve yayınlanmak için sıralarını bekliyorlar.

Gürhan Cihan: Evet, sanırım biraz hızlı ilerledik ama bunun en güzel yanı da, gruptaki herkesin büyük bir azim ve kararla ilerlemesindendir .

Server Kanberlioğlu: Evet hızlı ilerledik. Bunun için çok kafa yorduk çok çalıştık ve aslına bakılırsa beklediğimizin de üzerinde bir ilerleme oldu.

Kadife - Sonuncu Elveda Kapak

Şarkınız ve klibinize gelen dinleyici ve izleyici yorumları nasıl?

A.K.: Tepkiler gayet iyi. İlk şarkımız ile karşılaştırıyorlar. “Sonuncu Elveda”da daha profesyonel bir yaklaşım olduğu vurgulanıyor. Bu da plak şirketimiz TMC’nin etkisinden kaynaklanıyor.

G.C.:Gayet güzeldi aslında çok fazla olumlu tepki aldık ve devam da ediyor.

S.K.:Bize gelen yorumlar güzel yönde, klip de şarkı da beğenildi. Kaliteli bir iş ortaya çıkardığımızı düşünüyoruz. bundan sonra daha da güzelleri gelecek inşallah…

Bir taraftan hepinizin ayrı meslekleri var. Müzik dışında mesleklerinize devam etmeniz artık müzik yaparak para kazanılamadığı için mi? Özellikle de ana akım dışındaki türler için?

A.K.: Daha yeni bir grubuz, henüz tam olarak taşlar yerine oturmadı. Birkaç sene sonra kariyerimizin ileri döneminde bu soruya daha sağlıklı bir cevap verebiliriz. Ama şöyle bir şey de var. Mesela ben avukatım ve mesleğimi de seviyorum. Şu anda birlikte devam ettirebiliyorum. Önümüzdeki yıllarda mesleğime zaman ayıramaz hale gelirsem tabii ki müzikten yana kullanırım tercihimi. Bu, müziğe karşı hissettiğim aşkla ve adanmışlıkla alakalı.

G.C.:Doğru diyebilirim çünkü günümüz müzik piyasasında, özellikle mekânlar da gereken karşılığı göremiyor birçok müzisyen…

S.K.:Günümüz müzik piyasası çok iyi durumda değil. Buna dayanarak ben müziğimi yaparım hayatımı da bu şekilde sürdürürüm diye kesin bir şekilde konuşamıyoruz. Bu yüzden hepimizin ayrı ayrı meslekleri var.

Ankara sizi ve müziğinizi nasıl besledi, şekillendirdi? Bugüne kadar Ankara çıkışlı birbirinden başarılı isimlere tanık olduk. Diğer yandan da bir kıyaslama oluyor mu İstanbullu diğer gruplar ile aranızda?

A.K.: Sağ olsun Ankara’da yapacak pek bir şey olmadığı için yıllardır kapanıp müzik yapıyoruz. Dolayısıyla Ankara istemeden de olsa müziğimizi çok besliyor 🙂 Şaka bir yana Ankara gri bir şehir ve kesinlikle dünyanın en güzel şehri değil ama yaşanmışlıklar bizi Ankara’ya ait hissettiriyor. Ankara’dan çok iyi grup ve müzisyenlerin çıktığı, çıkmakta olduğu da bir gerçek…

G.C.: Ankara’nın güzel bir şehir olduğunu ve griye boyanmış hüzünlü bir şehir olduğunu düşünüyorum. Eğlenceli halleri de var tabii. Özellikle dostlarımla geçirdiğim vakitler.

S.K.:Evet Ankara, çıkan gruplarıyla, müzisyenleriyle müzik adına kendini ispatlamış bir şehir. Çok sayıda müzisyen olması birbirimizden etkilenmemize ve yararlanmamıza sebep oluyor. Bu şekilde de kalite yükseliyor tabi…

Amacınızın insanların müziğinizi duyduğunda, sizi tanımaları olduğunu söylemişsiniz. Sizi diğerlerinden ayıran en önemli şeyin ne olduğunu düşünüyorsunuz?

A.K.:Yaptığımız işe tüm kalbimizle inanıyoruz ve her koşulda yaptığımız işin arkasındayız. Ömrümüz boyunca üretmeye, müzik yapmaya devam edeceğimizi biliyoruz.

G.C.:Kadife gibi olduğunu düşünüyorum 🙂

Şarkılarınızda kente dair hikayeler anlatıyorsunuz. Sizce kentlerin ve içinde yaşayan insanların en büyük sorunu ne?

A.K.: Yalnızlık ve sahte ilişkiler. Bu acı verici ama etrafımızdaki bir sürü insana rağmen her birimiz aslında yapayalnızız. Ayrıca çevremizin bize dayattığı şekilde yaşamak ve davranmak zorunda kalıyoruz. Bu durum ruhumuzu örseliyor.

G.C.:Günümüzde yaşanan olaylardan tutun da, ekonomik güçlükten yaşanan bir içe kapanıklık seziyorum. Bu yüzden onlara ilham verecek işleri yaptığımıza inanıyorum.

Kadife (1)

Grubunuzun geleceğine dair hayalleriniz neler?

A.K.: Tek hayalimiz konserlerde binlerce kişinin şarkılarımızı tek bir ağızdan söylediklerini duyabilmek. Daha büyük bir mutluluk hayal edemiyoruz.

G.C.:Yaptığımız müziklerle insanların içinde, kendilerinden bir şeyler bulabilecekleri tınılar yakalamak.

S.K.:Türkiye’nin büyük gruplarından biri olup, büyük kitlelere çalıp konserlerimizin dolup dolup taşmasını hayal ediyoruz.

Çocukluğunuzda dinlediğiniz ve sevdiğiniz müzisyenler kimlerdi? Günümüzde kimleri dinlemeyi heyecan verici buluyorsunuz?

A.K.:Sayamayacağım kadar çok müzisyenden etkilendim. İlk aklıma gelenler: Bruce Dickinson, Eddie Vedder, Fatih Erkoç, Mike Patton… Bu liste uzar gider.

G.C.: Mazhar Alanson, MFÖ, Yavuz Çetin, Cem Karaca, Barış Manço, Hayko Cepkin, Led Zeppelin, Queen, Pink Floyd, Dream Theater, Coldplay, Radiohead, Muse, Gary Moore.

S.K.:Jimi Hendrix, Slash, Steve Vai, Jeff Beck.

Geçenlerde Taner Öngür, Facebook sayfasından şöyle bir yorumda bulundu. Konuşulmaya değer olduğu için sizinle de aynen paylaşıyor, yorumlarınızı merak ediyorum. “müzik parçalarına video klip yapmak, bana artık çok saçma geliyor, belki 90’larda 2000’lerin ilk yarısında falan olabilirdi ama, artık gerçekten çekilir bir şey değil, film yap daha iyi, müzisyenler bence bu işlerden uzak durmalı, ille görsellik olacaksa da, konser kaydı benim için daha makbul..”

A.K.: İçinde yaratıcı fikirler barındıran video klipler candır. Neyse ki hala çok heyecan verici video klipler izleyebiliyoruz.

Çok teşekkür ediyorum, eklemek istediğiniz bir şey varsa çok sevinirim.

A.K.: Biz teşekkür ederiz Gizem, çok keyif aldık. Diyebileceğimiz şu, Kadife’yi takip edin. İlham veren şarkılarla yanı başınızda olacağız 🙂

Bol şanslar ve yolunuzun açık olmasını dilerim.

A.K.: Çok teşekkürler.

S.K.: Güzel sorularınız için teşekkür ederiz.

 

Paylaş