Dardenne Kardeşler‘in son filmi Meçhul Kız (La Fille Inconnue, 2016) 23 Aralık’ta vizyona girecek. Genç pratisyen Jenny’nin ölü bulunan bir genç kızın kimliğini ve hikayesini öğrenmeye çalışmasını anlatan Meçhul Kız filminde ana karakteri  Adèle Haenel oynuyor.

mechul_kiz

Meçhul Kız’ı izlemeden önce belki filmin yönetmenleri Dardenne Kardeşler ile yapılmış bu röportajı okumak istersiniz:

Meçhul Kız, genç pratisyen Jenny’nin, isimsiz bir kızın ölümünü soruşturmasını konu alıyor. Film nasıl çıktı ortaya?

Luc Dardenne (LD): Soruşturma fikri, kariyerimizin başlangıcından beri aklımızda olan bir şeydi. Yıllardır üzerine kafa yoruyorduk. Bir noktada, baş karakterin dedektif olmasını bile düşündük.

Jean-Pierre Dardenne (JPD): Ama bir tür filmi yapmak istemiyorduk. İkinci bir soruşturma hikayesi geliştirdik. Jenny, ölü bulunan ve hakkında hiçbir bilgi olmayan kızın adını öğrenmeyi takıntı haline getiriyor. Bir bakıma kendini sorumlu hissettiği bu ölümün nedenlerini de anlamaya çalışıyor.

LD: Jenny, yaptığı şeyi telafi etmek istiyor. Hissettiği suçluluk duygusunun hastalıklı ya da narsist bir yanı yok. Kızı içeri almadığı için suçlu hissediyor ve bu durum karşısında kayıtsız kalmıyor. Kendini zavallı gibi hissetmiyor veya kimseyi suçlamıyor. Ne konuştuğu insanlara ne de izleyiciye nutuk çekiyor. Hatta hikaye ilerledikçe neşeli bir karakteri olduğunu görüyoruz.

dardenne_kardesler

Jenny, hastalarıyla ilgileniyor, vücutlarını dinliyor. Bu yakın alakayı göstermek, sizin için ne kadar önemliydi?

LD: Karakterlerin baş dönmesi, karın ağrısı ve epileptik nöbetler gibi birçok psikomatik tepkileri var. İlk tepkiyi hep vücut verir. Her zaman kelimelere dökemediğimiz şeyleri “konuşur” ve ifade eder vücut. Jenny, hastalarının acılarını umursuyor ve meçhul kızı araştırırken onları da iyileştirmeye çalışıyor.

JPD: Jenny’nin soruşturmasını, insanların vücuduna gösterdiği ilgi üzerinden anlatmak istedik. Bir dedektife dönüşmeden, bir doktor olarak kalmasını istedik.

Doktorlarla görüştünüz mü?

LD: Yıllardır tanıdığımız bir doktor arkadaşımız, senaryo yazım sürecinde bize danışmanlık yaptı. Muayene sahnelerinde sete gelip yardım etti. Ayrıca, tanıştığımız doktorlardan duyduğumuz hikayeler şekillendirdi bazı sahneleri.

Filmin başında Jenny, stajyeri Julien’e “Duygularından daha güçlü olmalısın,” diyor. Sonrasında yaşananlar bu öneriyle bir nebze çelişiyor.

LD: Her doktor gibi Jenny de tıbbi bir teşhiste bulunması gerektiği zaman duygularına güvenmemeli. Ama hastalarıyla iletişime geçip onlara yardım ettiğinde ve hatta ölen kızın kimliğini keşfetmeye çalıştığında duyguları çok işine yarıyor.

Jenny de bir bakıma “meçhul bir kız”. Geçmişi ya da özel hayatı hakkında hiçbir şey bilmiyoruz.

JPD: O kısımlara yoğunlaşmamızın gerekli olmadığını düşündük. İşini yapabilmeyi evde oturmaya, varoşlarda pratisyenlik yapmayı geliri bol olan başka bir pozisyona tercih ediyor. Onun hakkında bilmeniz gereken başka bir şey yok. Senaryonun ilk versiyonlarında hayatı hakkında daha fazla bilgi vardı ama bunlar, anlatmak istediğimiz hikayenin bir parçası gibi durmuyorlardı.

LD: Jenny, bir şekilde meçhul kızın tutsağı olmuş durumda. Doğa üstü bir tutsaklıktan ziyade ahlaki bir tutsaklık bu. Bu hal, soruşturmasını ve kararlarını etkiler hale geliyor. Bizim ilgimizi çeken asıl mesele buydu.

282755

Jenny’nin hastaları, farklı derecelerde de olsa sosyal güvenceden yoksun olmak veya toplumun yozlaşmasının zararlarıyla uğraşmak gibi çağdaş sorunlarla yüz yüzeler…

LD: Bu karakterler, bugünün dünyasında yaşıyorlar. Toplumun şiddetli bir tecride uğramış kesminden geliyorlar. Ama birer “toplumsal vaka”ya dönüşmelerini istemedik. Jenny hastalarını ziyaret ettiğinde onları birer “vaka” olarak değil, bireyler olarak görüyor. Biz de öyle görüyoruz.

JPD: Filmlerimizde karakterlerimize asla tepeden bakmayız. Seyirciyle ilişkimizi karakterlerimizi acınası kılarak kurmuyoruz.

Meçhul Kız, Belçika’nın Liége Bölgesi’ndeki Seraing’te geçiyor.

JPD: Söz’den beri tüm filmlerimizi orada çektik. Bir doktor ve bir soruşturma fikri dışında senaryoya dair hiçbir şey yokken bile filmi otoban ve Maas Nehri kenarında çekeceğimizi biliyorduk. Filmin mekanı, senaryodan önce ortaya çıkmış oldu.

LD: İlhamımız otobandı. Arabalar süratle ve durmaksızın oradan geçiyorlar. Tıpkı dünyanın seyrini sürdürmesi gibi, Jenny’nin küçük dünyasında olanların öneminden habersizce…

Önce Bisikletli Çocukta Cécile de France ile sonra İki Gün, Bir Gece’de Marion Cotillard ile ve şimdi de Meçhul Kız’da Adéle Haenel ile çalıştınız.

LD: Adéle ile, Suzanne’daki rolüyle ödül aldıktan sonra Paris’te buluştuk. Kısa bir sohbetten sonra onu doktorumuz olarak oynatmak istedik. Bedeninde, jestlerinde ve gülüşünde bizi çeken bir şey vardı.

JPD: Çekimlerden önce oyuncularımızla uzun uzun provalar yaparız. Bu film için okuma odaklı olmayan, hareketleri ve durumları değerlendirebileceğimiz mekânsal provalar yaptık. Bu kilit öneme sahip olan süreçte, Adéle her gün bizimleydi. Sorular soruyor ve yeni fikirlerle geliyordu. Aynı zaman spontane, tahmin edilemez ve uyumlu biriydi. Hiç düşünmediğimiz seçenekler üreten, zeki bir oyuncu.

Paylaş