Türkiye toplumsal ve siyasal tarihi açısından bakıldığında, son yıllarda önemli dönüşümler yaşanıyor. Yıllardır “olmazsa olmaz” olarak tarif edilen devlet ilkeleri ve politikaları elden geçirilip güncellenirken, bunun beraberinde bir başkalaşım süreci de işliyor. Devletin bütün kurumları yeniden yapılandırılırken, toplumsal hayatın kendisi de bu dönüşümden payını alıyor. Yaşanan dönüşümü iyi değerlendirebilmek için, bu sürecin öznesini yakından tanımak gerekiyor. Siyasal İslam olarak adlandırabileceğimiz bu özneyi tanımak adına, Mustafa Peköz’ün kaleminden çıkan “İslami Cumhuriyete Doğru” kitabı önemli bir kaynak.

Mustafa Peköz’ün doktora tezi olarak hazırladığı kitap, Siyasal İslamın tarihsel gelişimine ve bugün yaşanan dönüşümün perde arkasına odaklanıyor. Oldukça titiz bir şekilde hazırlanmış kitap, konuyla ilgili geniş bir araştırma ve görüşme sürecine dayanıyor. İslami hareketin ideolojik ve politik olarak hangi yönelimlere sahip olduğu ve hareketin toplumsal tabanının hangi kesimlere dayandığının araştırıldığı kitap, bugün iktidar olan AKP’nin tarihsel kökenini, cemaat ve tarikatlarla olan bağlantısını da belgelerle ortaya koyuyor.

İslami Cumhuriyete Doğru”, konuyu salt Türkiye toplumsal ve siyasal tarihi açısından değil, uluslararası gelişmelerin etkisini de gözeterek irdeliyor. Türkiye’deki siyasal İslamın gelişiminin ABD’nin Ortadoğu’ya yönelik projeleri ile uyumlu olduğunu ve bu açıdan ABD tarafından desteklendiğini belirten Mustafa Peköz, konuyla ilgili şöyle diyor:

“ABD’li stratejistler, Türkiye’deki İslamcı tarikatların desteklenmesi, ‘ılımlı’ siyasal İslamcı çizginin geliştirilmesi için gerektiğinde laiklikten vazgeçilebileceğini birçok kez dile getirmişlerdir. Refah Partisi ile Doğru Yol Partisi’nin ortaklaşa hükümet olduğu dönemde, ABD Dışişleri Bakanlığı temsilcisi Burns, Erbakan hükümetinin parlamentoda güvenoyu almasının hemen ardından yapmış olduğu bir açıklamada ‘Türkiye ile ilişkilerimizin devam etmesi için bir şart olarak, laikliğin sürmesinin gerekliliğini söylediğimizi sanmıyorum’ diyerek, ABD’nin politikalarına ilişkin çok net bir mesaj vermiş oluyordu.” (s. 143)

Peköz’e göre siyasal İslam, doğası gereği laikliğe ve demokrasiye karşıdır. Toplumsal hayata dair düzenlemeler içeren Kuran’ı referans aldıkları için, devletin dini referanslarla yönetilmesini arzularlar. Siyasal İslamın gelişiminin temel kaynağı olarak Türkiye’deki cemaatleri gösteren Peköz, bu cemaatlerin özellikle 1980 darbesinden sonra devletle iç içe geçmeye başladığını ve yavaş yavaş toplumsal ilişkilerde egemen olmaya başladıklarını belirtiyor.

İskenderpaşa Cemaati, Süleymancılık, Nur, Gülen ve Işıkçılar olmak üzere bütün cemaatlerin kökenlerinin ayrı ayrı anlatıldığı kitapta, bu cemaatlerin hedefleri, ekonomik bağlantıları ve devletle ilişkileri ayrıntılı bir şekilde sunuluyor.

Bugün devletin birçok kurumunda örgütlü olan cemaatlerin, stratejik açıdan, öncelikle bu alanlara yöneldikleri, devlet ile ilişkilendikten sonra örgütlenme noktasında daha çok avantaj kazandıklarının dile getirildiği kitap, belli başlı kurumları tek tek ele alarak buralarda cemaatlerin nasıl örgütlendiklerini gösteriyor.

Kitaba göre, siyasal İslamın örgütlenme stratejilerinin parçası olan diğer alanlar ise eğitim ve yayıncılık. İmam Hatip Liseleri başta olmak üzere, Kuran Kursları, vakıf okulları üzerinden eğitim alanının büyük bir kısmında hegemonya kuran siyasal İslam, yayıncılık alanında da önemli faaliyetler yürütüyor. Gazete, dergi ve görsel medyayı kullanarak ideolojik hegemonya kurmaya yönelik bir strateji izleyen siyasal İslam, Peköz’e göre bu alanlarda özellikle darbeden sonra Devlet tarafından önemli destekler alıyor. İktidar olmadan önce, Devlet ile “antikomünizm” ortak paydasında buluşan İslami hareketler, Türkiye’de sol hareketin gelişimini engellemek için Devlet tarafından önemli ölçüde destekleniyor.

Kapitalist ekonomi ile yapısal bağ kurarak gelişimini sürdüren siyasal İslam’ın, Türkiye toplumsal hayatında bir muhafazakarlaşma sürecine neden olduğu, ve kamusal alanın demokratik süreçlerle değil, dini referanslarla işlediği bir toplumsal düzeni öngören Mustafa Peköz’ün bu çalışması, bugünü anlamlandırmak için oldukça önemli ve göz ardı edilmemesi gereken bir kaynak.

“İslami Cumhuriyete Doğru”, Mustafa Peköz, Kalkedon Yayınları 2009, 432 sayfa 29 TL

Paylaş