Anıl Ceren Altunkanat

Kültür Mafyası Editörü

ceren@kulturmafyasi.com

“Bu kitap dört kadim element çerçevesinde şekillendi, her bir element bir hayvanla temsil ediliyor; toprak (yeraltı tünelleri açan porsuk ve toprağın üstünde adımlayan alageyik), ateş (ışıltılı şehir tilkisi), su (susamuru) ve hava (geceleri yükselen termal hava akımlarında spiraller çizerek kanatları üzerinde uyuyan ve çok ender yere inen ebabil).”

Charles Foster, Hayvan Olmak adlı çalışmasında vahşi ve görkemli bir yolculuğa çıkıyor; okurunu da bu kimi karanlık kimi zorlu ama her durumda büyüleyici deneyime ortak ediyor.

“Vahşi bir varlık olmanın nasıl bir his olduğunu bilmek istiyorum.” Foster bu cümleyle başlıyor serüvenine. Duyuların farklı çeşnileriyle donatılmış olmak; yaşamı başka renklerle, başka sezgilerle, temelde ortak ama her ayrıntıda farklı kollara ayrılan hedeflerle sarmalamak… Nasıldır başka bir hayvan olmak?

Nerede biriz onlarla? Nerede ayrılıyor ve anlayamıyoruz birbirimizi? Toprak niye onlara başka, bize başka kokuyor? Ebabilin kanatlarının altındaki rüzgâr neden bizim yüzümüzü öyle okşamıyor?

Hayvan Olmak’ta Foster eşine az rastlanan bir deneyimin altından nasıl kalktığını (ya da kalkamadığını) anlatırken, insanın doğa ve diğer hayvanlarla ilişkisinde yarattığı birçok sorun da metinde yer buluyor elbette.

“Söylediklerimiz ve isimlendirdiklerimizle kendi sınırlarımızı belirleriz, Adem de kendisini ve sınırlarını hayvanlarla ilişkisi üzerinden belirledi. Bu ilişki ve sınırlanma basit tarihsel olgulardır. Bebek odalarımıza giren hayvanlarla büyürken, onlardan yürümeyi, sakinleşmeyi, emeklemekten paytak adımlara geçmeyi öğrendik. Hayvanlara verdiğimiz ve onlar üzerindeki kontrolümüzü ima eden kelimeler de onların sınırlarını çizdi. Bu sınırlandırma hem göz ardı edilemeyecek kadar belirgindi hem de çoğu zaman hayvanlar adına felaketle sonuçlandı.”


Hayvan Olmak, Charles Foster, Çeviren Ece Bulut, Kolektif Kitap, 2016, araştırma, 238 sayfa


hayvan_olmak

arka kapak

Bu değerli gezegeni herkes ve her şey gibi paylaşan insanlara, canlı olmaya dair samimi ve radikal bir bakış açısı sunan Hayvan Olmak, hayvan olmayı deneyimleyebilmek gerçekten mümkün müdür, sorusunu hep yakınında tutarak diğer canlı türleriyle aramızda zaman içinde oluşmuş sınırları belirsizleştirmeye dönük bir çabanın ürünüdür.

Bir imkansızın peşinden giderek hayvan olmanın doğasını keşfe çıkan tutkulu doğabilimci Charles Foster, porsuk, susamuru, alageyik, tilki ve ebabil “olmayı” tecrübe etmeye kalkışarak, yitirdiğimiz vahşiliğimizin, inkar ettiğimiz vahşiliğimizin ve vahşileşebilmemizin nükteli hikayesiyle zamanda unuttuğumuz tabiatımızı yeniden hatırlamamızı sağlıyor.

“Doğa yazını genellikle etrafı sömürgeci adımlarla arşınlayan ve iki metrelik mesafeden yeryüzünde gördüklerini anlatan insan hikayelerinden ya da hayvanların giyindiğini savunan insanlardan ibarettir. Bu kitap dünyayı, çıplak Welsh porsukları, Londra tilkileri, Exmoor susamurları, Oxford ebabilleri, İskoç ve West Country alageyikleriyle aynı düzlemde görerek anlatmak üzerine bir çabadır. Aynı zamanda koklama ve işitmenin görme duyusundan daha işlevsel olduğu bir yaşam alanında hareket etmenin nasıl bir his olduğunu öğrenmenin de hikayesi… Bir nevi edebi Şamanizm, ve itiraf etmeliyim ki, çok ama çok eğlenceliydi.”

Paylaş