Gorki’nin kendisinin “biricik”, “eşsiz” olduğuna inanan küçük burjuvaların ikiyüzlülüğünü, bencilliğini, omurgasızlığını anlattığı ve aydın sorumluluğunu yerine getirmeyen düşünce, sanat ve edebiyat insanlarına olan müthiş tepkisiyle dolu olan Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi adlı yapıtındaki yazıları, aynı zamanda müthiş bir kapitalizm eleştirisidir.

“İnsanı, yeryüzünün en güzel biçimde ve hizmete layık bir varlığı olarak görmeye alışmadıkça, yaşamımızın sahteliğini, ikiyüzlülüğünü ve alçaklığını üstümüzden atamayız,” diyen Gorki, bu yapıtında yer alan yazılarında, insanı insan olmaktan çıkaran kapitalist düzenin sürmesini sağlayan küçük burjuva ideolojisini insanlar ve dünyada yaşanan olaylar aracılığıyla eleştirir.

Bu büyük romancının nasıl omurgalı bir mücadele adamı olduğunun da kanıtı olan bu yazılarda Gorki insanı ve insanlığı savunur:

“Her sabah nereye gittiğini bilmeden bir işe giden, her akşam nereden çıktığının bilmeden bir işten çıkan, sevmediği bir hayatı yaşayan, sevmediği işi yapan, sevmediği kişilerle yaşayan, kalabalıkların yüzünden yaşamaya karşı, ne bir sevgi, ne de bir sevgisizlik işareti olmadan gelip geçen, her akşam evinin dört duvarı arasına sanki bir mezara girermiş gibi giren, gecelerini bir sıkıntı yorganının altında yalnız ya da yanındaki yabancı gövdeyle geçiren; bütün ölü kentlerin, ölü doğmuş çocukları! Size bu ölü yaşamı hazırlayan “burjuvazidir” ve bu acımasız oyunun varlığı siz izin verdiğiniz sürece sürecektir.”

Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi, Maksim Gorki, Çeviren: Resul Mehmedov, Say Yayınları, 2016, 192 sayfa

 

Gorki bu yazılarında bilginin, eğitimin ve bilincin insanlaşmak için yaşamsal önemi olduğunu vurgulayarak, “Biz yaşamın arka avlusundan gelmiş olan yoksullar, ön sıraya geçebilmek için öğrenmek, durmadan öğrenmek zorundayız,” düşüncesi doğrultusunda insanlığı uyarır.

Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi, Maksim Gorki‘nin, 1929-1931 yılları arasında yazdığı yazılarla, 1900-1928 yılları arasında Tolstoy, Romain Rolland, Stefan Zweig, Konstantin Fedin, Upton Sinclair, Knut Hamsun, H. G. Wells gibi çeşitli uluslararası yazarlara yazdığı mektuplardan oluşmaktadır.

Sovyetler Birliği’nde yeni bir düzen arayışının yaşandığı yıllarda yazılmış olan bu yazılar, bu arayışın sancılarını gözleyip çözüm yolları sunma amacını taşıyan ve umudunu yitirmiş insanlara umut aşılamak amacıyla yazılan yazılardır.

Gorki bu yazılarında, kendisini ve kurulmak üzere olan sosyalist düzeni eleştiren zihinleri bulanık kişileri aydınlatmakta, kendisine sorulan soruları yanıtlarken müthiş bir özgüvenle insanın özgürlüğünü ve mutluluğunu savunmaktadır.

Yeni yaşam arayışının bilimsel ve kuramsal desteklerle yoluna devam etmesini düşünen Gorki, aynı zamanda kuruluş aşamasındaki sosyalist düzene karşı emperyalizmin çarpıtmalarını, saldırılarını boşa çıkaran bir ideolojik öncülüğe de adını yazmayı başarmıştır.

Maksim Gorki, bu yazılarında, her dönemde toplumsal yaşamda önemli yerleri ve işlevi olan küçük burjuvanın ve onun yaygın ve etkili ideolojisinin anlaşılıp açığa çıkarılması ve üstesinden gelinmesinin tarihsel ve zorunlu bir görev olduğuna dikkat çekmektedir.

Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi‘nde okuduğumuz yazılar ve mektuplar, insanın o görkemli serüveninin damıtılmış düşünceleridir.

Öner Yağcı*

*Bu yazı Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi kitabının “Sunu” bölümünde yer almaktadır.

Paylaş