Tiyatromuzun usta isimlerinden Genco Erkal‘ın hem yönettiği, hem de oynadığı yeni oyunu Göçmenleeeer 25 Kasım ve 1 Aralık’ta Kenter Tiyatrosu’nda seyirciyle buluşacak.

Matei Visniec’in kaleme aldığı ve Dostlar Tiyatrosu tarafından sahneye konan “Göçmenleeeer”; savaştan, sefaletten kaçarak Avrupa’ya ulaşmaya çalışan mültecilerin gözler önünde yaşanan dramını tiyatro sahnesine taşıyor.

Genco Erkal’ın, belgesel tiyatro formunda tasarladığı “Göçmenleeeer”; mültecilerin, gözümüzün önünde cereyan eden hayatta kalma mücadelelerini gerçekçi, bazen de absürd bir dille anlatıyor. Erkal, yönetmenliğini ve dramaturjisini üstlendiği oyunda; Şirvan Akan, Ayşe Lebriz Berkem, Lütfi Can Bulut, Cem Çetin ve Yiğit Yarar ile birlikte rol alıyor.

Asya’nın, Afrika’nın yoksulları denizde boğulmayı, tel örgülere takılıp ölmeyi göze alarak çoluk-çocuk, kadın-erkek demeden savaştan, sefaletten kaçıp cennet bildikleri Avrupa’ya koşuyorlar. Avrupa’nın içinde bulunduğu büyük ahlaki ikilemi düşündürmeyi amaçlayan “Göçmenleeeer”; insanın, kaderin zalim gücüyle karşı karşıya geldiği, Antik Yunan tiyatrosuna özgü bu insanlık trajedisini sahneye taşıyor. “Ülkelerimiz ölüyor, bir ülke ölmeye başladıktan sonra yapacak bir şey yoktur” diyen “Göçmenleeeer”; gezegenin bu en çok kanayan yarasının her bir boyutunu fragman fragman ele alarak durumun bir fotoğrafını çekiyor.

Oyunun, Fransa’da kendisi de göçmen olarak yaşayan Rumen asıllı yazarı Matei Visniec, aynı zamanda bir gazeteci. Radio France Internationale’deki görevi kapsamında göçmenlerin, mültecilerin sorunlarıyla iç içe yaşayan Visniec “Göçmenleeeer”i; “Tiyatro bu konuların tartışılacağı bir ortam olabilir mi?” sorusundan yola çıkarak kaleme alıyor. Oyun şimdilik tamamlanarak sahneye taşınsa da yazar, sorun çözülmedikçe, ne kadar yazılırsa yazılsın oyunun eksik kalacağına inanıyor.

Video sanatının zenginliklerinden beslenerek çağımızın en can alıcı sorunlarından birine özgün bir anlatım dili oluşturan “Göçmenleeeer”, hem tasarım dili hem de söylemiyle seyirciyi de işin içine dahil ediyor. Zeynep Irgat ve Osman Senemoğlu tarafından Türkçeleştirilen oyunun sahne ve kostüm tasarımı Claude Leon’ın, video ve ses tasarımı Ümit Kıvanç’ın, müzikleri Nâzım Çınar’ın, ışık tasarımı Hakan Özipek’in, fotoğrafları ise Burcu Yetiş’in imzasını taşıyor.

Paylaş