Ayrıntı Yayınları etiketi ile raflarda yerini alan Siyah Yıldız Nairobi, etnisite motifli bir anlatıya sahip. Polisiye türündeki kitabın Kenyalı yazarı Mũkoma wa Ngũgĩ, sinematografik ayrıntılarla örülü bir hikaye sunuyor okuyuculara.

Etnik kökenlerin hala birçok alanda belirleyici olduğunu, özellikle Afrika’da bu belirleyiciliğin kendisini her alanda sert bir şekilde gösterdiğini düşünürsek, etnik ayrımcılığın Mũkoma wa Ngũgĩ’nin yazdığı kitaba da sirayet etmesi, yazarın bunu dert edinmesi gayet doğal.

Siyah Yıldız Nairobi’de, Kenya kökenli Obama’nın ABD Başkanı olmasından hemen önce Nairobi’de işlenen bir cinayetin izi sürülürken, Kenya-ABD-Meksika arasında daha büyük bir hesaplaşmanın içinde buluyor kendini okuyucu.

siyah_yildiz_nairobi

Kitaptan tadımlık bir bölüm:

Norfolk Hotel’deki patlamadan bir gün önce, O ile birlikte kötü şöhretli Ngong Ormanı’nın ortasında durmuş, bir zamanlar takım elbise giyen uzun boylu bir adam olan cesede bakıyorduk. Ngong’un vahşi hayvanları tarafından parçalanmış ceset, daha ziyade bir hayvan leşini andırıyordu. Ölümün en beter haliydi bu, kurbanın insan olduğu bile güçlükle anlaşılıyordu.

Öğle sıralarıydı ama pekâlâ gece yarısı da olabilirdi. Yaşlı ağaçların örtüsü, doğru düzgün görebilmek için çok az, fener kullanmak içinse çok fazla gelecek tam arada bir miktar gün ışığını geçiriyordu ve delilleri dolunay ışığında toplamaya çalışmak gibi bir şeydi bu.

İlk konuşan O oldu.
“Bu adamın söyleyecek çok sırrı var.” Adamın yüzünü işaret ediyordu. Cesedin yüzünde asılı kalmış yarım gü- lümseme, bulunmuş olmaktan ötürü duyulan bir zafer hissini çağrıştırdı bana.

Burası Ngong Ormanı’nın malum yeriydi. Buraya bırakılmış bir ceset, bir mesaj taşıyor demekti.

Birleşik Devletler’de bu iş için Nevada Çölü vardı; Jimmy Hoffa’yı da hesaba katarsanız bir de futbol statları. Kenya’da sözüne güvenilir biri sizi Ngong’a yollayacağını söylerse, siz onu aynı yere daha önce gönderemeyecekse- niz geri basmanız sizin için en iyisi olurdu.

Kenya’ya geleli çok olmamıştı ama bir çırpıda bir sürü isim sayabilirdim: İşkenceyle öldürülen ve cesedi bir ço- cuk çoban tarafından bulunan, şu ya da bu görüşün radikal savunucusu J. M. Kariuki. Ngong’da intihar ettiği iddia edilen düzgün giyimli politikacı Robert Ouko. Önce bileklerini kesmiş, sonra bakmış kan kaybından ölmüyor, bu kez kendini ateşe vermiş ve en sonunda da kafasına sıkmış. Savcılığın ve savunmanın tüm tanıkları gizemli bir şekilde öldü, cesedi bulan çocuk çoban da dahil.

Ormanın derinliklerine dalmaya cesaret edip de cesedi bulan daima bir çocuk çoban olurdu zaten. Biz de bu seferki çocuğun bir cep telefonu olduğu için birkaç saat içinde cesede ulaşabilmiştik.

O ve ben oradan uzaklaşıp hiç bulaşmamalıydık aslında. Biri kalbe, biri de kafaya isabet etmiş iki temiz atış, eğitimli ve becerikli bir katili işaret ediyordu ve bu yüzden topuklamış olmalıydık.

Son bir yılın herhangi bir günü olabilirdi bu. O ve ben, üç yıl önce O’nun akıllıca isimlendirdiği Siyah Yıldız Dedektiflik’i kurduğumuzdan beri, abuk subuk davalar üzerine çalışıyorduk: Kayıp penislerden tutun (kasığa vurulan sert bir diz darbesi ile çözülmesi kolay olmuştu), aldatan eşlere veya hile karışmış belediye meclisi seçim- lerine varana dek türlü olaylar.


Siyah Yıldız Nairobi, Mũkoma wa Ngũgĩ, Çeviren Bora Korkmaz, Ayrıntı Yayınları, 2016, 288 sayfa


 

Paylaş