Daha önce Alkım Yayınevi tarafından basılan Modernizmin Serüveni, bu kez Sel Yayıncılık etiketiyle geçtiğimiz senenin sonunda yeniden raflarda yerini almıştı. Bu derin ve kapsamlı kitabı ancak bitirip inceleyebildik. Enis Batur‘un derlediği ve kendisinin bir “Modernizm Eğitimi” olarak tasavvur ettiği Modernizmin Serüveni, modernizmden fütürizme, dışavurumculuktan gerçeküstücülüğe kadar birçok başlık altında şu ana kadar Türkçeye çevrilmemiş önemli metinleri bir araya getiriyor.

Sanatın bugününü ve dününü anlamak isteyen sanatseverleri, konuya dair daha kuramsal okuma yapmak isteyen öğrenci, yazar ve araştırmacıları 2. el okuma yapmaktan kurtaran Modernizmin Serüveni, kelimenin tam anlamıyla bir kaynak kitap. Ele aldığı alana dair bütün külliyatı tek bir kitapta toparladığı, bunu yaparken de meselenin özellikle en önemli isimlerini ve metinlerini bir araya getiriyor.

Charles Baudelaire, Walter Benjamin, Henri Lefebvre, Tolstoy, Theodor W. Adorno, Andre Breton, Salvador Dali gibi daha pek çok önemli isme ait temel metinler Modernizmin Serüveni’nde, çevrilip derlenmiş ve elinizin altında hazır hale getirilmiş durumda.

modernizmin_seruveni


Modernizmin Serüveni, Hazırlayan Enis Batur, Sel Yayınclık, Aralık 2015, 565 sayfa


Kitaptan tadımlık bir bölüm:

“Modernizmin Serüveni”, bu toplu çalışma, her şeyden önce bir merkez-tasa’dan kaynaklandı. Başlangıçta, kişisel bir tasarı sözkonusuydu. “Esttik Ütopya”nın ardından yazmayı düşündüğüm kitabın çatısı üzerinde, onu durmadan geliştirerek (ve genişleterek) çalışırken, Türkiye’de öteden beri bu soy çalışmalara ayakbağı olan, bir bakıma onların küçümsenemeyecek bir oranda “havada kalmasına” yol açan temel açmaz bir kez daha karşıma çıktı: Bağlam yoksulluğu. Bu yoksulluğu besleyen yoksunluk, yıllar yılı, bizde kuram/düşünce/estetik/bilim çerçevesinde üretilen işleri yalnız, handiyse umarsız bırakmıştır. Bir örnekle yetineceğim: Türk yazarı, şairi, düşünürü, gerçeküstücülükle yarım yüzyılı aşkın bir süredir ilgilenmiş, ondan etkilenip doğrudan doğruya yapıtlarına cevher aktarmıştır: Orhan Veli’den “Perçekmli Sokak”a, Selahattin Hilav’dan Cemal Süreya!ya pek çok kilit insan ve yapıtta açık ilişki ya da dolaylı izler göze çarpar da, akımın vazgeçilmesi düşünülemeyecek ana metinlerinin ezici çoğunluğu dilimize aktarılmamıştır. Ne manifestoların bütünü, ne de “Manyetik “Akımlar” ya da “Paris Köylüsü” gibi temel metinler elimizin altındadır. Biz Varoluşçuluğu “Varlık ve Hiçlik”i, Fenomenoloji’yi Husserl’i, Psikoloji’yi Jung’u çevirmeden tartıştık ve “atlattık”! “Modernizmin Serüveni”ni bir toplu yayın tasarısına dönüştüren, işt, konu etrafındaki yoksulluğu bir ölçüde olsun kırmak ve kimi olmazsa olmaz metinleri yüzbinlerce sayfadan oluşan bir toplamdan süzerek ve seçerek yan yana getirmek isteği oldu.

 

Paylaş