Tatile gidecektik. Tatil heyecanımızı acılaştıran bir şey vardı ama: Köpeğimiz Lokum biz yokken ne yapacaktı? Daha önceki tatillerde pansiyona bırakmıştık, evet. Ama ne kadar iyi bakılsa da pansiyondan ev hasretiyle döndüğünü görmüştük hep. Barınaktan gelen bir çocuk yeniden kafese kapatıldığında ne hisseder? Terk edildiğini düşünür mü? Barınaktan gelmese de, her çocuk bunu düşünmez mi? Bunalıma girmez mi? Pansiyon tek çözüm mü? Bu soruları içimizden atamıyor, gerekirse artık ayrı tatiller yapıp Lokum’u bir daha pansiyona bırakmamayı düşünüyorduk. Ta ki DogGo ile tanışana dek. Çocukları evinden alıp dolaştıran böyle bir uygulama olması, bunu keşfetmek, inanın tatil sevincinden ağır bastı. Ha, zaten o tatile de gidemedik ama bu vesileyle DogGo’yu tanımış olduk. İyi ki. Tanıdığımız kadarıyla ekibi, yaptıkları işi çok sevdik. Neden derseniz…

Sevgili Cansu, merhabalar. Biz seni ve DogGo’yu sosyal medyadan ve Gazete Kadıköy’deki haberden tanıyoruz. Okurlarımız için anlatabilir misin, DogGo nedir? Kimler vardır bu güzel işin içinde?

Cansu Tokuç: Merhaba :). DogGO, mobil uygulama üzerinden köpek sahiplerine güvenli ve profesyonel şekilde köpek gezdirme ve bakım hizmeti sunan Türkiye’deki ilk şirket. Biz, bu işe gönül vermiş 8 kişi olarak liseden ve üniversiteden birbirimizi tanıyoruz. Fikri bulan arkadaşlarım Mehmet Gürsoy ve Ömercan Dede, operasyonel tüm işlerle ilgilenen Cem Elibol, finansal işlerimizle ilgilenen Cem Doğancı, yazılım ve teknik işlerle ilgilenen Barış Karan, İnsan Kaynakları’nda bize yardım eden Dilara Kongur, pazarlama faaliyetlerimizle ilgilenen ben ve Londra’da çalışıp bizden hiçbir konuda desteğini esirgemeyen Emir Çağan’dan oluşan bir ekibiz. 🙂

DogGo ekibi başka işler yürüten, açıkça ifade etmemin sakıncası yoksa, ekmeğini başka işlerden çıkaran bir grup mu? Öyle ya da böyle, Türkiye’nin bu zorlu ekonomisinde nasıl bir ekonomik planla yola çıkıyorsunuz? Dolar’ın yükselişinden de söz açardım ama sanırım bu konuyu konuşmaktan hepimiz yorulduk, usandık

DogGO olarak paylaşım ekonomisi sistemini benimsiyoruz. Şirketimiz bir köpek gezdirme şirketinden ziyade; köpek sahipleriyle köpek gezdirmek isteyen kişileri buluşturan bir platform. Köpek gezdiricilerimiz iş yaptıkça gelir elde ediyor, DogGO ise sadece bulduğu iş üzerinden komisyon alıyor.

Walker (izinle ben bir çevirmen hassasiyetiyle “yürütücü” diyeceğim) eğitimi veriyor, çalışanları bu eğitimin ardından sahaya salıyorsunuz. Bu eğitimin temel noktalarını anlatır mısın?

DogGO, aslında köpek sahipleriyle köpek gezdirmek isteyen kişileri buluşturan bir platform. Köpek gezdiricilerimizle yüz yüze görüşüp onları tanıdıktan sonra, köpek eğitmenimiz Mustafa Karakoca ile şirket içinde bir oryantasyona tabi tutuyoruz. Bu oryantasyonda köpeklerle alakalı önemli noktalar, herhangi bir acil durumda ne yapılması gerektiği anlatılıyor ve büyük bir bölümünde de herkese tasma takma ve köpek gezdirme pratiği yaptırılıyor. Her köpeğin karakteri farklı ve biz bu karakterleri ayrı ayrı çok seviyoruz. Onlara, her birinin karakterine uygun vakitler geçirtmek istiyoruz. Bu yüzden oryantasyonumuzda farklı durumlardaki doğru ve yanlışları anlatıp, birçok köpeği ayrı ayrı tanıtıyoruz.

Yürütücülerinizi ekibe dâhil ederken ne gibi özellikler arıyorsunuz? Her hayvansever yürütücü olabilir mi?

Öncelikle köpek gezdiricilerimizin gerçek birer hayvansever olması bizim için çok önemli. Köpekleri çok seven, evcil hayvan sahibi, onlar için çalışmalar yapmış kişileri büyük bir zevkle görüşmeye çağırıyoruz. 18 yaşından büyük, akıllı telefona sahip ve bu işi hakkıyla, güvenli bir şekilde yapabilecek; yaptığı işin ciddiyetini farkında olan herkese bu anlamda kapımız açık. Epeyce başvuru aldığımızı söyleyebilirim; gerçekten çok iyi kalpli insanlar tanıdık ve bu bizi çok mutlu ediyor. Şu anda köpek gezdiricilerimizin çoğu kadın, üniversite öğrencisi ve evcil hayvan sahibi.

Şu an DogGo Kadıköy’le sınırlı sanırım. Bu tabii bir arz talep meselesi. Ve bu açıdan pilot bölgeniz kuşkusuz çok yerinde bir seçim. Nasıl genişlemeyi planlıyorsunuz? Kadıköy dışından talep geliyor mu? (Mesela Beylikdüzü’nden talep oldu mu?

Buraya okurlar için bir not: DogGo ve ekibin bir kısmıyla tanışmamız Beylikdüzü’nde ikamet eden köpeğimiz Lokum sayesinde oldu – eklememe gerek yok sanırım, kendisi Beylikdüzü’nde elbette bizimle birlikte ikamet ediyor; kendine ayrı ev açmış değil. DogGo, bu kadar uzak bir yer olmasına karşın o kadar yardımsever ve iyi niyetli yaklaştı ki kendimizi DogGo’cu buluverdik.

Bir de Lokum fotoğrafı bırakalım, kıskanmasın…

Biz de Kadıköy’deki köpek sahipliğinin yüksek olmasından yola çıkarak pilot bölgemizi belirledik. Kampanyamız sadece Kadıköy’de geçerli; uygulamamız çok yakın zamanda çıkacak. Uygulamada hizmetimiz Kadıköy ilçesinde başlayıp çok kısa bir zaman içerisinde diğer ilçelere yayılacak. Yayılacağımız ilçeler konusunda yine köpek sahipliğinin yoğun olduğu bölgeleri önceliğimiz olarak belirledik. Kampanya esnasında birçok köpekle ve onların tatlı sahipleriyle tanıştık; Kadıköy’ün dışından da epey talep aldık ve elimizden geldiğince bu bölgelere de hizmet verdik. Beylikdüzü’nden de talep aldık, üstelik köpek sahipliğinin yüksek olduğu bir bölge olduğunu öğrenmiş olduk! 🙂

Şu an bir kampanyayla öne çıkıyorsunuz, adeta inanılmaz bir fiyatla işe girişiyorsunuz. Peki, kampanya bitiminde nasıl bir ücretlendirme planınız var? İpucu alabilir miyiz?

DogGO’nun çok yakında uygulaması çıkacak. Uygulama çıktıktan sonra fiyatlarımızı tam olarak görebileceksiniz. 🙂 Ama ipucu vermemiz gerekirse, fiyatlarımız piyasadakilerden %40 kadar uygun bir halde olacak. Ayrıca verdiğimiz hizmetin uygunluğunun dışında kalitesi konusunda da oldukça iddialıyız. 🙂

Son olarak, bir köpekle yürümek, bir köpeğe yürüyüşünde eşlik etmek nedir sence? İnsana ne kazandırır? Bunu soruyorum zira bunun çok özel bir şey olduğunu düşünüyorum; insanı eğiten, geliştiren bir şey. Onlardan öğreneceğimiz çok şey var. Ve DogGo’nun yaptığı şeyi, bu nedenle, bir işten fazlası olarak görüyorum. Sen ne dersin?

Bir köpekle aynı yaşam alanını paylaşmak, onu tanımak ve güzel huylarını bilmek insana bambaşka bir vizyon ve çok derin duygular katıyor. Köpekler, insana sevginin, içtenliğin en büyüğünü yaşatıyor. Sahiplerine ve insanlara duydukları bu sevgi, onlar için her şey; ama köpeklerimizin de sağlıklı bir yaşama ihtiyaçları var. Bir köpeğin evdeki huzursuz davranışlarının en yaygın nedeni egzersiz eksikliğidir. Enerjilerini atmalarına yardımcı olmak, onlar için yapabileceğimiz en önemli şeylerden biridir. Ayrıca onlarla beraber yürümek, dediğiniz gibi, insanı eğiten, geliştiren ve bir parça da disipline sokan bir eylem. Köpeklerin mutlu bir yaşam sürmesi için çalışmalarımızı devam ettireceğiz. İnsanlara da bunun önemini, duygusunu ve sorumluluğunu aşılamayı çok isteriz.

İlginiz için çok teşekkür ederiz! 🙂

Anıl Ceren Altunkanat

Kültür Mafyası Editörü

ceren@kulturmafyasi.com

Latest posts by Anıl Ceren Altunkanat (see all)

Paylaş