Bugün güzelim Cahit.

Hani elinde sigarasıyla Pulp Fiction’dan fırlamış gibi duran bir kız var ya, işte ona benziyorum.

Belki bu siyah ekran beni kandırıyordur ya da gözlerim Eskişehir’in soğuğundan öyle üşümüş ki, düşün; gözlerim bile şaşırmış kendini.

Belki gözlerim ıslak olduğu için güzelimdir şimdi.

Ağlamak yakışmıyor mu sence de bana?

….

Yakışıyor Cahit. Bana en çok ağlamak yakışıyor değil mi? Hak ediyorum çünkü.

Yemek yapmayı bilmeyen bir kadın düşün.

Sadece yemek yapmayı bilmeyen bir kadın değilim ben, tıpkı onun gibi, her şey önündeyken bir şeyi yapamayan kadınım. Bozuk bir kadınım ben Cahit. Kimse sevemiyor beni. Ama ben biliyorum kimsenin kimseyi sevmediğini. İnsanlar elleri sever, ellerde ne varsa onu, seni sevmez, hele de beni.

Ellerim yamuk benim.

Yine de seviyorum Cahit.

Ellerini seviyorum. Öyle boş ki…

Öyle ki, boşuna seviyor insan seni.

Tırnaklarımı yiyorum, parmak etlerimi, ayaklarımı dişliyorum, kıtlıktan gelme gibi yiyorum ya da bitmeyen sigaralardan içiyorum. Delirmiş bir haldeyim.

Saçlarım uzasın, boynuma dolansın istemiyorum, sürekli kestiriyorum. Bir gün saçlarımın beni boğacağından korkuyorum.

Kısa saçlı kadınları, kısa saçlı erkeklerden daha çok seviyorum, uzun saçlı erkekleri ise uzun saçlı kadınlardan.

Kadınlar bugün çok güzel Cahit. Hepsi ellerinde çantalarıyla eskort Ruslar kadar alımlı. Bense üniversite kampüsünden üstünde fiyatı yazan ucuz şarap gibi çıkıyorum.

Bugün daha da ucuzlamış hayatım.

Bugün…

Bugün peltek bir kadından yardım istedim, beni suçlu bulup oracıkta bıraktı. Düşündüm de kaç kişi beni suçlu bulup orada burada bıraktı. Bir gün, bir adam, kendi değerlerimi indirdiğim için beni öpmeden becermişti. Şu adamlar ne garip.

Neden hep bu kadar küçük kalmak zorundayım Cahit ?

Bugün güzel olmak yetmiyor.

Sibel Arslan

Paylaş