Kapalıçarşı Cinayeti’nin ardından başkahramanı Berna’yla bize ikinci kez, Cadıbostanı Cinayeti’yle merhaba diyen Esra Türkekul’la yazarlığı, polisiye türü ve kahramanı Berna hakkında konuştuk. Elbette kendisi, okuma alışkanlıkları ve yazma serüveni ile ilgili de ipuçları aldık. Bu keyifli sohbet için kendisine çok teşekkür ediyor, Berna ile henüz tanışmamış olan okurlara şimdiden keyifli bir serüven diliyoruz.

Neden polisiye? Başka türde yazmayı düşündüğünüz ya da denediğiniz zamanlar oldu mu?

Esra Türkekul: Polisiye bana her zaman hitap etmiştir. Dar anlamda, İngilizcede “mystery” denen türün karşılığı olarak kullanıyorum. Bu türde bir dedektif bir suçu – ki bu suç genelde cinayettir – ele alıp gözlem ve akıl yürütme ile çözmeye çalışır. Kitabın sonunda da suçu kimin, nasıl, neden işlediğini öğreniriz. Eğer suçluyu en başından biliyorsak da, nasıl yakalandığına tanıklık ederiz. Bu format benim çok hoşuma gidiyor. Önce merak uyandırıyor, sonunda da düzen ve tamamlanmışlık hissi veriyor.

İlk kitabım Kapalıçarşı Cinayeti’nden önce hayatımda kurgusal hiçbir metin yazmamıştım. Polisiye yazmaya tamamen bir hevesle giriştim ve şansımı denedim. Yazmaya başladığımda kitabı bitirebileceğimden bile emin değildim.

KültürMafyası

Bir yazar olarak sizi en çok besleyen yazarlar kimlerdir? Peki, son zamanlarda okuduğunuz en iyi polisiye kitaplarını sorsak?

Çok sayıda yazardan, edebiyat dışı kitaplardan da besleniyorum. Bence insan beyninin farklı şekillerde uyarılması daha verimli oluyor.

Son olarak J.K. Rowling’in Robert Galbraith mahlası ile yazdığı dedektif Cormoran Strike serisinin ilk kitabı Guguk Kuşu’nu okudum. Şu anda serinin ikinci kitabı İpekböceği’ni okuyorum.

Benim en sevdiğim polisiye yazarı ise Ruth Rendell. Yakın gelecekte onun kitaplarına daha çok ilgi göstermeyi düşünüyorum.

Kapalıçarşı Cinayeti’ni yazdığınız sırada devamının geleceğini düşünüyor muydunuz? Yoksa metnin açtığı yol mu size devam etmeye itti?

İlk kitabımı yazarken devamının geleceğini hiç düşünmemiştim. Ancak kitabım yayımlandıktan sonra ikinciyi yazma konusunda kararım kesinleşti. Dolayısıyla, sizin de dediğiniz gibi onun açtığı yol beni devam etmeye itti.

0000000687611-1

Berna çok sahici, adeta tanıdık bir karakter. Onu ortaya çıkarırken kişiliği, karakter yapısı aklınızda oturmuş muydu, yoksa metin içinde, anlatının akışıyla mı kendini buldu?

Berna’yı oluşturmadan önce kafamda ilgimi çeken ve ele almak istediğim temalar vardı. Berna bu temaların bir kısmının vücut bulduğu bir şahsiyet oldu.

Berna, elbette sizin tecrübelerinizden beslenen bir karakter, sizin yaşamınızdan izler taşımaması imkânsız; peki sizin yaşamınız ondan izler taşıyor mu? Etrafınızda olan biten kriminal olaylara meraklı mısınızdır?

Benden iyi bir dedektif olmaz sanırım. Genel anlamda dalgın bir insanım. Kafam meşgulken algılarım pek açık değildir ve burnumu komşuların, mahallemdeki insanların işine sokmayı hiç sevmem. Ancak patolojik ya da patoloji sınırında bir davranış fark edersem bir anda dikkat kesilirim. Patolojik davranışların arkasındaki bilişsel yapıyı çok merak ederim. Kendimce o kişinin dünyayı nasıl algıladığını hayal etmeye çalışırım. Psikiyatri, psikoloji ve sinirbilime ilgim var.

kapalicarsi_cinayeti

Berna ve yeni maceraları dışında üstünde çalıştığınız bir proje ya da tasarı var mı?

Şu anda Berna’nın üçüncü macerasına kafa yoruyorum. Üçüncü Berna kitabından sonra gene polisiye türü içinde ama farklı tarzda bir şey denemek istiyorum ama size söz edebileceğim, net bir şey yok henüz.

Türkiye’de polisiyenin durduğu yer – ve ilerlediği zemin – hakkında neler söylemek istersiniz? Özellikle 221 B ile bir hareketlenme, yeni bir enerji ve heyecan oluştu gibi, sizce?

Ülkemizde ve dünyada polisiye artık sadece meraklısının takip ettiği bir tür değil, daha geniş kesimlerin radarına girmiş durumda. Yalnızca kitaplar değil, çok izlenen yabancı polisiye diziler de giderek daha fazla popülerlik kazanıyor.

221B bence hem polisiyeye olan birikmiş ilgi sayesinde kendisine güzel bir yer edindi, hem de bu ilgiyi daha ileri taşıyacak bir enerji barındırıyor. Okurlar, yazarlar ve dergiyi çıkaranlar arasındaki etkileşim çok yapıcı ve üretken. Ben de bir polisiye-sever olarak derginin başarısını büyük bir memnuniyetle izliyorum.

 

Anıl Ceren Altunkanat

Kültür Mafyası Editörü

ceren@kulturmafyasi.com

Latest posts by Anıl Ceren Altunkanat (see all)

Paylaş