“Ama çocuk, daha tek mektubunu bile almadım. Yazacaksın değil mi?

Korkuyorum.”

Yıl 1957. Erdal Öz 22, Türkan İldeniz 19 yaşında. Yolları yalnızca dönemin aynı edebiyat dergilerinde değil; umutlarında, hayallerinde, tutkularında da kesişiyor ve edebiyatla beslenen bir ilişki başlıyor aralarında.

Can Yayınları tarafından basılan Yaşamayı Nasıl Özledim Bilsen! adlı kitap Erdal Öz’ün Türkan İldeniz’e yazmış olduğu mektupları bir araya getiriyor. Bazen coşkuyla, ama sıklıkla özlemle yazılmış mektuplar; yer yer cevap alamayışına sitem ederek, ama kelimelerinin sevgilide bir karşılık bulduğuna inanarak…

“Bırakalım düşüncelerimizi kendi başına çocuk; en büyük özgürlüktür bu; bırakalım. Varsın, nereye varacaksa düşüncemiz. Çünkü düşünce, doğrulara yönelmiş bir çabadır. Başka türlü nasıl varırız doğrulara?”

Erdal Öz zaman zaman karşılık bekleyerek sitem etse de, esasında yazarak kendi doğrularını, kendisini arıyor mektuplarında; yazarak düşünüyor, konumlanıyor, saf tutuyor. Yazarak arınıyor gündelik telaşlardan, mecburiyetlerden…

Özellikle ilk mektuplarda edebiyata dair değerlendirmeler, düşünceler fazlaca yer tutuyor. Erdal Öz sanata bakışını, edebiyat akımlarına dair duruşunu, kendi konumunu, sevdiği yazarları, okuduğu kitapları anlatıyor sıklıkla. Hatta hayatında en önemli tutkusu olan edebiyatı konuşabildiği için çok mutlu; hatta bunun için onu sevdiğini bile söylüyor.

Sonra edebiyat tartışmaları azalıyor; anlıyoruz ki bu konuda aralarında bir konuşma geçmiş. Ama illa ki sızıyor satırlara; nihayetinde ilişkilerinin özünde edebiyat tutkusu var. Biri şair; biri hikâyeci…

Öyküleri okurken yazıldığı yıla dikkat etmemiştim; bunları yazdığında 22 yaşında olduğunu öğrenmek şaşırtıcı oldu benim için. Yaşına göre cümleleri ustaca; birikim ve deneyim akıyor kelimelerden. Ama duygusallığı yaşını ele veriyor.

“Seni ne kadar çok seviyorum. Ben hiç kimseyi bu kadar sevmemiştim şimdiye kadar. ‘Sevgi’ denilen şeyi hiç bu kadar büyük, bu kadar güçle duymamıştım içinde. Yeni bir şey bu benim için.”

Erdal Öz’ün içindeki bu yeni şeyden sayfalara akan hüzün, coşku, merak, korku, ama en çok da umut; edebiyatın en öznel alanına dair doyurucu bir hazine…

arka kapak

Sanatta “bulmak” tehlikedir. “Aramak” ise sanatın cennete giden tek ve biricik yoludur. “Aramak”ların sonunda “Bulmak”lar vardır. Ama “Aramak” sonu olmayan, bitmeyen bir çabadır. “Bulmak” ise bir donukluktur, donmaktır, heykelleşmektir.

Türkiye’nin iki genç aydını, şair Türkân İldeniz’le yazar Erdal Öz, ülke ’60 İhtilali’ne yol alırken tanışır ve duygusal, coşkulu, aşkla ve edebiyatla dopdolu bir ilişki yaşarlar. Bu kitapta, Erdal Öz’den Türkân İldeniz’e gönderilmiş mektupları okuyacaksınız. Dönemin önemli dergi ve gazetelerinde eleştiriler kaleme alan Erdal Öz, yalnızca coşku dolu sevgi satırları koymamış bu mektuplara, edebî değerlendirmeler de göndermiş şair sevgilisine. Yaşamayı Nasıl Özledim Bilsen! edebiyat okurları için tam bir hazine…

Denizleri, suları gör düşlerinde. Biz dağlara gidiyoruz YABAN’la.

YALNIZLIĞIMIZIN dağlarında at koşturacağız.

Uyu sen.

Kimdir?

Erdal Öz kimdir?

ERDAL ÖZ, 26 Mart 1935’te Sivas, Yıldızeli’nde doğdu. Devlet memuru olan babasıyla birlikte Türkiye’nin değişik yerlerini dolaştı. Tokat Lisesi’ni bitirdikten sonra, İÜ Hukuk Fakültesi’nde

başladığı yükseköğrenimini Ankara Hukuk Fakültesi’nde tamamladı. TDK Yayın Kolu’nda, Türk Sinematek Derneği Ankara Şubesi’nde çalıştı. İstanbul’da arkadaşlarıyla birlikte a Dergisi’ni çıkardı. İlk öykü kitabı Yorgunlar, 1960’ta a Dergisi Yayınları arasında çıktı. İlk romanı Odalarda, aynı yıl Varlık Yayınları’ndan çıktı. Ankara’da Sergi Kitabevi’ni açtı. 12 Mart Askerî Darbesi’yle başlayan karanlık dönemde siyasal görüşlerinden dolayı üç kez tutuklandı, hapis yattı ama yargılanma sonucunda aklandı. Bu dönemi işlediği Yaralısın adlı romanıyla 1975 Orhan Kemal Roman Armağanı’na değer görüldü. 1975-1981 yılları arasında Cem Yayınevi’nin Arkadaş Kitaplar adlı çocuk edebiyatı dizisini yönetti. 1981’de Can Yayınları’nı kurdu. Sular Ne Güzelse adlı kitabıyla 1998 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı, Cam Kırıkları ile 2001 Sedat Simavi Öykü

Ödülü’nü aldı. Kanayan (1973) adlı öykü kitabında, Deniz Gezmiş Anlatıyor (1976) ve Gülünün Solduğu Akşam (1986) adlı anı-romanlarından sonra Gülünün Solduğu Akşam’a girmeyen notlar ve izlenimlerini 2003’te Defterimde Kuş Sesleri’nde topladı. SSCB gezisinin izlenimlerini içeren Allı Turnam(1976), 1998’de Bir Gün Yine Allı Turnam adıyla yeniden yayımlandı. Havada Kar Sesi Var adlı öykü kitabı 1987’de basıldı. Dedem Korkut Öyküleri (1979), Alçacıktan Kar Yağar (1982), Babam

Resim Yaptı (2003) adlı üç çocuk kitabı yayımlandı. Erdal Öz, 6

Mayıs 2006’da aramızdan ayrıldı.

 

turgay özçelik

Kültür Mafyası Genel Yayın Yönetmeni
turgay@kulturmafyasi.com
Paylaş