Darbecilere yönelik düzenlenen soruşturma, açığa alma ve gözaltı süreci, muhalefete yönelik bir cadı avına dönüşmeye başladı. Açığa almalar, son olarak da İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’na (İBBŞT) sıçradı. OHAL sonrası yayımlanan 667 No’lu KHK’ye dayanarak İBBŞT’de görevli, içlerinde oyuncu ve yönetmenlerin de bulunduğu 7 kişiyi açığa aldı. İsimler ise şöyle: Oyuncu; Sevinç Erbulak, Mahperi Mertoğlu, İrem Arslan, Arda Aydın, yaklaşık 8 yıl önce Şehir Tiyatroları’nın basın danışmanlığı görevini üstlendiği için kadrosu halen kurum bünyesinde bulunan Hüseyin Sorgun ile yönetmen Kemal Kocatürk ve Ragıp Yavuz.




Konuyla ilgili Ragıp Yavuz, Sevinç Erbulak ve Levent Üzümcü çeşitli açıklamalarla tepkilerini dile getirdi.

ragip_yavuz

Ragıp Yavuz:

“Cuma günü Şehir Tiyatroları Personel Şefliği’nden telefonla bildirim yapıldı. Tebligat olduğu söylendi fakat ne olduğu söylenmedi. Pazartesi sabah saat 10’a kadar almamız gerektiği söylendi. Personel Şefliği’ne gittiğimizde, müdürün tebliğ etmesi gerektiği söylendi. Daha sonra da müdür tebliğ etti. Hiçbir tutarlı yanı yok. Şu anda Şehir Tiyatroları’nda sürmekte olan iki soruşturmam daha var. Bunlar, Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu’nun başlattığı ve darbe girişiminden çok kısa bir süre önce ihraç talebiyle başlatılan soruşturmalar. Daha öncede hakkımda çeşitli soruşturmalar açıldı, hepsiyle ilgili de çeşitli sicil cezaları almıştım. Bütün bunların tamamında üst başlık benim dünya görüşümdür, Ben sosyalistim bunu da bütün Türkiye bilir.

Bu konuda bir istihbarat ve ihbar üzerine soruşturma açıldıysa bunun da mesneti yok. 60 darbesinde çok küçüktüm ama yaşadım. 12 Mart’ı çok iyi biliyorum, 12 Eylül’de bizzat yargılandım, hüküm yedim ve vatandaşlıktan çıkartıldım. 13 yıl sürgün yaşadım. Aynı dönem, 1402 sayılı sıkı yönetim kanunuyla yine Şehir Tiyatroları’ndan ihraç edildim. Dikiş tutturulamayan yer de ciddi bir itibarsızlaştırma var. Ben bir yönetmenim ve sanatçıyım. 42 yıldır bu işi yapıyorum tutun ki bu soruşturma bu arada yazan yazacak çizen çizecek. Ciddi bir itibarsızlaştırma projesi esasında bu.

Çok ciddi bir sıkıntı var ama bir şekilde dünyadaki bütün askeri darbeler döner dolaşır devrimcileri vurur. Zaten bu hükümetin benimle bir derdi var. Sürmekte olan soruşturmalarım var. Cadı avı hayata geçiriliyor. Dünyanın bütün mahkemeleri yan yana gelse, benim hakkımda cemaatçi ve darbecilikle ilgili dikiş tutturamazlar. Bu kesindir, bunu da en iyi devlet bilir.

IMG_5026-1024x683

Sevinç Erbulak:

“Ne yazacağımı bilemiyorum. Hiç anlamadığım bir süreçten geçiyorum. Sahne üzerinde, birlikte dünyanın en güzel mesleğini paylaşmaktan her zaman gurur duyduğum altı meslektaşımla beraber, çeyrek asırdır emek verdiğim tiyatromdan uzaklaştırıldım. Açığa alındık. Yazıp yazmamayı çok düşündüm ama aldığım destek mesajı ve güzel dileğe kayıtsız kalamayacağımı anladım. Adımız eski Yunan’dan beri ‘oyuncu’. Bildiğimiz, yaptığımız tek iş bu, oyunculuk. Ve benim ustalarımdan öğrendiğim bir şey var, gerçek her zaman bir tane ve bir gün mutlaka ortaya çıkar. Yeniden sahnede olacağımız, işimizi yapacağımız günler mutlaka gelecek. En kısa sürede bu yanlışın düzeltilmesini diliyorum. “Hayat muhteşem olmadığı için sanat var” Ve sanat, korkakların işi değildir. Ömrünüz yettikçe, korktuğunuz şeye dönüşmeyin. İyi ki varsınız.”

levent uzumcu1

Levent Üzümcü:

“Tiyatroya güç veren, ödüller getiren, tiyatromuzun adını gönendiren arkadaşlarımız bir kumpasın malzemesi yapılmak isteniyor. Umarım bu ölümcül hatadan dönülür. Tiyatronun, tiyatro sanatçılarının darbeyle ne ilgisi olabilir?

Tiyatro perde açamayacak duruma getirildi ve bunu isteyen güçler var. Gerçek barışma havası olacaksa asıl bunu isteyen, buna karar verenler hesap vermeli. İyimser olduğumuz, Cumhuriyet değerleri çevresinde buluştuğumuz, bir araya gelindiği söylenen bir dönemde bunu kim yapar, niye yapar, hangi amaçla yapar iyi düşünmek lazım.

Tiyatronun bütün yükünü omuzlayan, yılda 3-4 oyun oynayan kişiler performans düşüklüğü nedeniyle atılıyor. Bunun iler tutar yeri yok.

İçinde bulunduğumuz durum artık vahim bile değil, saçma. Bu zulmün, arkadaşlarımıza reva görülen bu tavrın hiçbir mantıklı açıklaması yok. Ama bu kadara ah alınmaz. Bu günahtır, zulümdür.

Kaynak: Birgün

Paylaş