Bej rengiydi hüznü
mavi değil.

Apartmanda mahsur kalmış bir kedinin
Mart ayındaki çığlıklarıyla başladı her şey
arzuyu hayatının merkezine oturtmuş
şımarık bir çocuğu dövüp dövüp odasına kilitlemiş,
sokakları yabancı bilecek bir gencin sessiz çığlığı.
O kadar acı, o kadar bilindik, o kadar acı

uzaklara gözünü dikmiş bir atmaca değil
arkasından kaçan bir hırsız
bir ziyan hayat, bir meczup hatıra
kanını imbikten çekip içen
kendine zararlı, başkasına kibar
bir sorumluluk ağacı, bir abide
gülün en önce dikenine katlanan
bir çile yumağı hayatı, herkes gibi değil.

Bej rengiydi hüznü
mavi değil.

Keyifsiz bir pezevenk
çığlıklı sahte neşe
patlayan kahkaha
görünmeyen endişe
kaçarken düşünceleri
bir kelebekti arzusu bu pembe avcısının
rüzgarı yoktu, sözleri ne de müziği
kendine salınan bir sarkaç
hüznünden biten bir çalı.

susmaklık rengi bejdi.

Oturdu içinde,
dışında, ötesinde.

 

 

cansel uygun

Latest posts by cansel uygun (see all)

Paylaş