Say Yayınları etiketli Karl Kerényi’nin Yunan Mitolojisi adlı kitabını Anıl Ceren Altunkanat inceledi…

Geçmişten aktarılanlar, bugüne kadarki betimler yüzeysel psikolojisinden bir defa kurtulursa ve bütünlüğü içinde kendi yasalarıyla birlikte bağımsız konu olarak örnek gösterilirse, o zaman mitoloji, aynı şekilde en dolaysız psikoloji gibi, ruhsal yaşamın bireysel-üstü tarafından uyarılan ve görüntüler halinde nesnelleştirilen faaliyeti gibi bir etkide bulunur.”

Karl Kerényi’nin 2 ciltten oluşan Yunan Mitolojisi, mitolojiye tarihsellikle yaklaşan, başyapıt niteliğinde bir çalışma. Kerényi mitolojik öykülerin arkeolojisine girişiyor, mekânsal farklılıklarla şekillenen uyarlamaları ortaya koyuyor. Bilimsel bir titizlikle dönemin sanat eserlerini mitolojinin gözünden inceleyip yorumluyor.

Ortaya çıkan, hacimli, doyurucu ve alanın meraklılarının kitaplıktan eksik etmeyeceği bir yapıt.

Yunan Mitolojisi’ni oluşturan iki cildin başlıkları şöyle: “Tanrıların ve İnsanların Öyküleri” ve “Kahramanların Öyküleri.”

Birinci cilt kaçınılmaz bir şekilde köken sorunuyla açılıyor: her şeyin başlangıcı nasıldı? Bu başlangıçtan her şey nasıl şekillendi? Tanrıların ve insanların karmaşık ve yansımalı ilişki yumakları ne anlatır bize?

Başlangıçta Gece vardı; bu öykü böyle başlıyordu.”

İkinci cildin anlattığı dünyayı ise şöyle betimliyor yazar:

Tanrıların dünyası değil, ama burada, bazen yurdu andırarak, bazen yabancılaştırarak ve bu yandan bakıldığında belki ilk defa bir dünyanın tamamı bize açılacak: MÖ 1500 yılından beri, yüce tanrıların ve tanrıçaların görkemini onların kahramanlar olarak saygı gören oğulları biçiminde taşımış, en azından iki bin yıldır devam eden, Guadalquivir ırmağının ağzı ile Kafkaslar arasında bir dünya.”

Yapıtın tümünde Kerényi bir bilim insanı, bir tarihçi, bir filolog ve bir mitoloji uzmanı olarak büyük bir titizlikle çalıştığı aşikâr. Ancak bunun dışında Yunan Mitolojisi’ni daha da değerli kılan bir özellik daha var. Yazar kökene ve insana yönelik bitmeyen bir merakla, adeta bugünü araştırır gibi ele alıyor malzemesini. Bu da çalışmaya büyük bir içtenlik ve doğrudanlık katıyor.

***

Oğuz Özügül tarafından Türkçeye çevrilen Yunan Mitolojisi kuşkusuz temiz bir anlatıma sahip. Kimi tashih hataları atlanmış ama bu hacimde bir kitapta kaçınılmaz olduğu düşünülerek göz ardı edilebilir. Teknik açıdan göze en çok çarpan sıkıntı ise baskı kalitesinin beklenenin altında kalması.

Anıl Ceren Altunkanat

Kültür Mafyası Editörü

ceren@kulturmafyasi.com
Paylaş