Yaz bitiyor. Tatilciler evlerine dönerken geride bıraktıkları yalnızca güzel anılar olmuyor. Tatil beldelerindeki barınaklar ve sokaklar tatilcilerin ardından cins köpeklerle dolup taşıyor.

Hürriyet’ten Banu Şen sezonluk hayvanların dramını yazdı:

Tatil bölgelerinde sık sık yaşanan bir sahne bu. Çoğu ‘hediye’ diye alınan ya da bir şekilde sahiplenilen yüzlerce evcil hayvan tatil dönüşü terk ediliyor. Bu hayvanlara ne mi oluyor? Ya terk edilme travmasıyla yiyip içmeyip farkında olmadan intihar ediyor. Ya bir araba çarpıyor. Kimi zaman bir hayvansever yardımıyla barınağa, rehabilitasyon merkezine götürüyor. Bu kez de hiç alışık olmadığı şekilde bir kafeste yeni yaşamına alışmaya çalışıyor. Şanslıysa yeni bir yuva bulabiliyor.

Çeşme, Bodrum, Foça, Ayvalık, Gümüldür, Özdere , Kuşadası, Marmaris gibi tatil yörelerindeki barınaklar terk edilmiş hayvanlarla dolup taşıyor. Sadece bir barınakta 130 köpekle karşılaşıyoruz. Tüm bölgeyi düşündüğümüzde yüzlerce köpekten söz ediyoruz. Bu sayı, eylül ve ekimde çok daha artacak. Barınakları gezerek yazlık mağduru köpeklerin hikâyelerini dinledik.

Beyaz tüyleri yeni çıkan cılız kaniş kırmasının adına ‘Pamuk’ demişler. Terk edildikten sonra dökülen tüyleri yeni yeni çıkmaya başlamış. Sevindirici olan iştahının da açılmış olması ve biraz da kilo alması. Siyah mavi gözlü Sibirya kurt kırması olan Asya ise 5 – 6 aylıkken terk edilmiş. İnsanı görür görmez patisini uzatıyor, iletişim kurmaya çalışıyor. Hâlâ insanlara güvenebilmesi ne güzel. Kupay ise bir av köpeği. Bir kazada kuyruğu kopunca sahibi bırakıp gitmiş. Gönüllüler, hayvan hakları savunucuları aynı şeyi söylüyor: Hayvanlara hediye muamelesi yapmayın, bakabilecekseniz sahiplenin, sokağa, ağaç dibine, yola bırakıp onları öldürmeyin.

Yasaya göre evcil hayvanı sahiplenen kişi terk edemez. ‘Hayvanları Koruma Kanunu’nun 5. maddesinde sahiplenilen hayvanın terk edilemeyeceği, iklimine uyum sağlayamayacağı ortama bırakılamayacağı belirtiliyor. Bu yasaklara uymayanlara öngörülen ceza ise ‘hayvan başına’ 363 TL. Yasa maddesi özetle şöyle: “Ev ve süs hayvanları ile kontrollü hayvanlardan, doğal yaşama ortamlarına tekrar uyum sağlayamayacak durumda olanlar terk edilemez; beslenemeyeceği ve iklimine uyum sağlayamayacağı ortama bırakılamaz. Ancak, yeniden sahiplendirme yapılabilir ya da hayvan bakımevlerine teslim edilebilir.”

HAYTAP, ev ve süs hayvanlarının yurda girişi ve üretiminin en az 10 yıl engellenmesini talep ediyor. Orman Su İşleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve TBMM Çevre Komisyon Başkanlığı’na sunulan dilekçeler özetle şöyle: “Üretilen ‘golden’lar, diğer cinsler hatta yasaklı köpeklerin heves uğruna alınıp, sonra terk edildiği, sokak ve barınakların bu cinslerle dolduğu gözlenmektedir. Vananın kapatılması, en az 10 sene ithalat ve üretimin durdurularak, barınaklardan hayvan sahiplendirilmesinin özendirilmesi, kısırlaştırmanın etkin yapılması için 2010 senesindeki genelge gereklerine uyulması, görevini yapmayan belediyelere yaptırım maddesi uygulanması eklenip acilen yasanın çıkarılmasını rica ederiz.”

Türkiye Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) İzmir Temsilcisi Esin Önder, İzmir Valisi Erol Ayyıldız ile geçen hafta yaptıkları görüşmeyi şu sözlerle anlatıyor: “Bu hafta İzmir Valisi Sayın Erol Ayyıldız ile görüştük. Kendisi bu konuda çok duyarlı. ‘Beni terk etmeyin’ kampanyasını öne çıkaralım’ dedi. Görselleri gönderdik. Valilik bir açıklama yapacak. Maalesef herkes cins kedi köpeğe heveslenip sonra vazgeçiyor. Rehabilitasyon merkezleri yüzlerce, binlerce cins köpekle dolu. Geçen hafta Antalya’da kaçak kediler yakalandı. 1000’in üzerinde talep geldi. Oysa sokaklarda o kadar güzel kedi var ki… Ama insanlar hep cins istiyor. Barınaklar da aynı şekilde. Turistik yerler karne hediyesi alınıp şehir hayatına götürülememiş sokağa terk edilmiş cins köpeklerle dolu. Barınaklardan alın diyoruz. Alamıyorsanız da en azından sevmeye gidin. İhtiyaçlara destek olun. Sevgiye ihtiyaçları var.”

Özdere’deki merkezde 130 köpek var. Çoğu, ‘golden retriever’ ve labrador. Birkaçı ise sokak köpeği. Kapılar açılır açılmaz tellere zıplayıp sevgi istiyorlar. Kimisi ise hâlâ küskün. Çevrede ‘Suzi ana’ diye tanınan Suzi Viecent, “20 yıldır bırakılan köpeklerle ilgileniyorum. Genelde yazlıkçılar bırakıyor. Hepsi sevilmek istiyor” diyor. Menderes Belediyesi’ne bağlı merkezin sorumlusu Yaşa Alıcı ise “Yazın çok sirkülasyon var. Günde 20 tane sahiplendirdiğimiz oluyor. Bazısı hastalanınca getiriyor, bazısı kendisine hediye alınan hayvanı bırakıyor. Bazısı kaza geçirdi diye terk ediyor” diye konuşuyor.

Paylaş