Tarih, toplumsal bilinç açısından bakıldığında oldukça önemli bir disiplin; fakat tarih, kimin, hangi bakış açısından yazdığına göre değişkenlik gösterebilen de bir alan aynı zamanda. O yüzden “Resmi Tarih” olarak adlandırılan ve tarih yazımının büyük bir bölümünü oluşturan egemen görüş dışında, tarih yazımına dair farklı teorik yaklaşımlar da mevcut. Alternatif tarih olarak da adlandırılan bu yaklaşımlardan birini benimseyen Howard Zinn, genelde tarihin kahramanlar yaratılarak aktarıldığını, bireyselleştirildiğini,  basitleştirildiğini söylüyor.

“Evet, hepimizin kahramanlara, hayran olacağımız kişilere ve insanların nasıl yaşaması gerektiğini gösteren örneklere ihtiyacımız var. Fakat ben Kolomb’un Bahamalar’daki yerlilere karşı vahşice tavırlarını ortaya çıkaran Bartolome de Las Casas’ı kahraman olarak görmeyi tercih ederim. Anayurtlarından sürülmelerine direnen Cherokee Kızılderilileri’ni kahramanlar olarak görmeyi yeğlerim. Bana göre Filipinler’de yüzlerce insanı katleden Theodore Roosevelt’i kınayan Mark Twain de bir kahramandır. Başkan Woodrow Wilson’un Amerikalı gençleri Birinci Dünya Savaşı’na göndermesini protesto eden Helen Keller da bana göre bir kahramandır.”

Howard Zinn, resmi tarihin kahramanlar üzerinden şekillendirdiği anlatının karşısına kendi kahramanlarını çıkartıyormuş gibi görünüyor, fakat “Amerika Birleşik Devletleri Halkları Tarihi” isimli kitabında, kahraman olarak bireyleri değil, kitleleri, halkı gösteriyor, onların anlatısını yazıyor. Daha önce İmge Kitabevi tarafından basılan bu kitabın, Rebecca Stefoff tarafından “Gençler İçin” uyarlanmış yeni bir baskısı Kalkedon Yayınları tarafından çıkartıldı. Bu yeni baskı, gençlerin daha kolay okuyabilmeleri için  kitabın yeniden biçimlendirilip, biraz daha genelleştirilmesi ile oluşturulmuş. Ayrıca Howard Zinn bu yeni baskı için Kitabı yeniden güncellemiş.

“Gençler İçin Amerika Birleşik Devletleri Halkları Tarihi”, yönetenler, egemenler, hükümetler, savaşlar üzerinden şekillendirilen Resmi Tarih’in söylediği yalanları ortaya çıkarıyor. Amerika’nın kuruluşundan itibaren, başka halkların katledilmesi ile şekillendiğini, milliyetçilik ve muhafazakarlığın Amerika’nın değişmez ideolojileri olduğunu ve bugüne kadarki eylemlerini bu iki eğilimin yönlendirdiğini söylüyor. Amerika’nın keşfine değinen Zinn, Kolomb’un büyük bir kaşif değil, binlerce yerliyi katleden bir katil olduğunu belirtiyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin kuruluşu yüzbinlerce Kızılderili ve Afrikalının ölümleri pahasına gerçekleşiyor. Kızılderililerin topraklarını alarak genişleyen A.B.D., Afrika’dan getirilen köleleri çalıştırarak gelişmesini sürdürüyor.

Amerikan tarihine sınıf mücadelesi penceresinden bakan Zinn, Amerika’nın ezilenlerinin eylemlerini, isyanlarını, grevlerini anlatıyor. Zinn’e göre A.B.D. her zaman bu mücadeleye sahne olmuştur. Kızılderililerin hakları için mücadeleleri içinde bulunduğumuz yüzyıla kadar sürmüş ve hala sonlanmış değildir. Ülkede yaşayan siyahlar ise, önce köleliğin kaldırılması, daha sonra da ırkçı uygulamaların son bulması için mücadele etmişler. Bu konuda oldukça önemli kazanımlar elde eden siyahlar, hala ülkede ırkçı davranışlara maruz kalabilmektedirler. Kadınlar da ülkede erkeklerle aynı statüde olabilme mücadelesi vermişler, bu uğurda önemli kazanımlar elde etmelerini yanı sıra, bu uğurda bir çok kayıp vermişlerdir.

Ülkenin tarihindeki önemli bir mücadele alanı da elbette emekçilerin sınıfsal hareketidir. Ülkenin kuruluşundan itibaren, uygulanan ekonomik sistem, yani kapitalizmin doğası gereği yoksulluğa mahkum edilen ülkenin önemli bir bölümü, bu durumlarına son vermek için mücadele etmişlerdir. Zinn’e göre A.B.D.’nin Kurucu Ataları bir avuç zengin ve toprak sahibinden başkası değildir ve kendi çıkarlarını koruyabilmek adına, bunları ülkenin çıkarları gibi göstermişlerdir. A.B.D.’nin bunu sürekli yaptığını, bugün de şirketlerin ihtiyaçlarını genel ihtiyaçlar gibi gösterip halkı kandırdıklarını söyleyen Zinn, Amerikan halklarının kökten bir değişim için ortak hareket etmesi gerektiğini belirtiyor. Ona göre bugün geleceğe doğru ilerleyen iki farklı tarih görüşü mevcut. Birincisi üniforma giymiş, baskıya, sömürüye, savaşlara dayanan egemenlerin tarihi;

“Diğeri ise paçavralar giymiş fakat umut dolu. O ise halkın mücadele tarihi, militarizme karşı sivil itaatsizliği, ırkçılığa karşı protestoları, çok kültürlülüğü ve sonu gelmeyen savaşlara karşı artan öfkesiyle ‘halkın’ tarihidir.”

“Gençler İçin Amerika Birleşik Devletleri Tarihi” Amerika hakkında pek yazılıp çizilmeyen gerçekleri okuyabilmek, dünyayı sömüren bir imparatorluğun kendi topraklarındaki ayaklanmaları, isyanları öğrenebilmek için değerli bir kaynak. Howard Zinn bu açıdan önemli bir tarihçi ve iyi bir yazar. Zinn ayrıca, Genco Erkal tarafından sahnelenen “Marx’ın Dönüşü” isimli oyunun da yazarıdır, eserin orijinal adı ise “Marx Döndü”.

 

Paylaş