Hayalet Fabrika: SEKA

1936 yılında ilk kağıdını üreten, Cumhuriyet’in ilk kağıt fabrikası olan İzmit Seka Kağıt Fabrikası, 2005 yılında kapandı. Şu an boş durumda olan fabrika binası, hala geçmişin izlerini taşıyor.

Bir kültürün oluşmasını, daha doğrusu diğer kuşaklara aktarılarak gelişmesini sağlayan en önemli araç yazılı kaynaklardır. Hal böyle olunca, genç bir ülkenin, Türkiye Cumhuriyeti’nin kalıcı bir kültür oluşturabilmesi, hedeflediği çağdaş medeniyetler seviyesine ilerleyebilmesi için, kendi kağıt üretimini yapabilmesi elzemdi. Osmanlı’nın son yıllarında ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında, kağıt ithal ediliyor ve ülkede işleniyordu. Fransa’da Grenoble Üniversitesi Kağıt Mühendisliği Okulu’nu bitirdikten sonra ülkesine, Türkiye’ye geri dönen Mehmet Ali Kağıtçı, en büyük hayali olan Türkiye’de kağıt sanayiinin kurulabilmesi için çeşitli çabalarda bulunur. Onun bu çabaları sayesinde 1930’lu yıllarda kağıt fabrikası kurulması, dönemin devlet yetkilileri tarafından tartışılmaya başlanır. Ancak bu tartışmanın ilk etabı, kurulacak bir fabrikanın zarar edeceği düşüncesiyle olumsuz şekilde sonuçlanır.

Öyle ki, kağıt fabrikası kurulması projesi Mustafa Kemal Atatürk’e bile sunulur, ancak dönemin Başbakan’ı İsmet İnönü ve bakanlarla yapılan toplantı neticesinde, fabrikanın kurulmaması gerektiğine karar verilir. Atatürk, “Cumhuriyet hükümetinin kuracağı bir fabrikanın zarar etmesi kötü örnek olur. Ümit kırar. Bırakalım.” der ve proje bir süreliğine rafa kaldırılır.

1933’te Sümerbank’ın kurulmasından sonra, proje tekrar tartışılmaya başlanır. Bunda Mehmet Ali Kağıtçı’nın payı büyüktür. Kağıt, karton, ambalaj kağıdı, gazete kağıdı ve sigara kağıdı üretecek bir fabrikanın planları Kağıtçı tarafından oluşturulur ve hükümete sunulur. Geri kalan sanayi kollarının görece gelişmişliği sayesinde, fabrikanın artık zarar etmeyeceğine, hatta gerekliliğine karar verilir ve Sümerbank bütçesiyle fabrikanın kurulması kararlaştırılır.

Fabrikanın temeli İsmet İnönü tarafından 14 Ağustos 1934’te atılır ve İzmit Kağıt Fabrikası 6 Kasım  1936 yılında törenle açılır. Fabrikanın kurulması için büyük çaba sarfeden Mehmet Ali Kağıtçı, fabrikada üretilen ilk kağıdı eline aldıktan sonraki sevincini 1976 yılında, kağıtçılık ile ilgili hazırlanan bir kitapta şöyle ifade eder: “18 Nisan 1936 Cumartesi günü saat 14.30’da 1 numaralı Kağıt makinamızdan elde ettiğim ilk kağıt sahifası, uğruna yıllarca mücâdele ettiğim idealime kavuşmanın bir belgesi idi. O mutlu andaki sevinçli heyecanımı, bugün de aynı tazelik ve şiddetle hissetmekteyim.”

Kağıt üretimine başlanması, dönemin gazeteleri tarafından da büyük bir ilgiyle karşılanır. 21 Nisan 1936 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde, Peyami Safa konuyla ilgili makalesinde şunları yazar: “İzmit Kağıt Fabrikası iki gün evvel yerli kağıdı çıkardı. Ekmeksiz yaşaması mümkün olduğu halde kağıtsız yaşama imkanı olmayan meslek için, yani mesleğimiz için 18 Nisan bîr kağıt bayramı günü sayılmaya değer. Kağıt bizim her şeyimizdir. Bütün bilgimizi onunla aldık, gene onunla veriyoruz. Kağıdın aziz delaleti olmasaydı ne öğrenebilir ne de öğretebilirdik; ne haber alabilir ne verebilirdik. Kağıt medeniyetin derisidir, İzmit Kağıt Fabrikası’nda yeni Türk kültürünün nesci (dokusu) dokunuyor”

İzmit Seka Kağıt Fabrikası artık kurulmuş, ve medeniyetin hamuru artık hazırlanmaya başlamıştır. Fabrika kurulduğu günden 80’li yılların başına kadar sürekli bir büyüme çizgisinde ilerlemiştir. Özellikle 70’li yıllarda büyük bir kara sahip olan Seka, bu dönemde 7500 işçi çalıştırıyordu bünyesinde. Hatta İzmit Seka’dan elde edilen gelirle, ülkenin birçok bölgesinde yeni kağıt fabrikaları açıldı. Ama bu büyüme 1980’li yıllara gelindiğinde durdu. Fabrikaya artık yatırım yapılmamaya başlandı ve yeni açılan özel sektöre ait fabrikalarla, Seka rekabet edemez duruma geldi. Hal böyle olunca, fabrikanın yavaş yavaş zarar etmesi de kaçınılmaz oldu.

Sürekli zarar etmeye başlayan Seka, 2005 yılında, fabrikada çalışan işçilerin direnişine rağmen kapatıldı. Şu an boş olan İzmit Seka Kağıt Fabrikası, Cumhuriyet’in bugünkü haline gelmesine katkı sunan en önemli kurumların başında gelir. Medeniyetin hamuru artık İzmit’te karılmıyor belki ama, fotoğraflarda görüldüğü üzere, o hamurun kalıntılarını hala fabrikada görmek mümkün.  Seka gibi bir fabrikamızın olmasının medeniyete nasıl bir katkı sunduğunu gözünüzde canlandırabilmek için tuvalet kağıdı örneğini vermek bile yeterli olabilir. Bugün gündelik yaşamımızın vazgeçilmezi olan tuvalet kağıdı ile ülkemiz ilk kez Seka sayesinde 1950’li yıllarda tanışıyor. (BuYaka Dergisi, sayı 5)

Turgay Özçelik

Bu yazıya yorum yaparak “Konuşmayan Tavus Kuşu Camio” isimli kitaba sahip olma şansını yakalayabilirsiniz…

turgay özçelik

Kültür Mafyası editörü. Okur, yazar, izler; dünyanın sonunu bekler...